Level of analysis türkçesi Level of analysis nedir

  • Uluslararası ilişkiler alanında kullanılır.
  • Analiz düzeyi.
  • Analiz seviyesi.

Level of analysis ingilizcede ne demek, Level of analysis nerede nasıl kullanılır?

Level : Eşit düzeye getirmek. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Dengeli. Düz. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Kademe. Yatay. Mantıklı. Seviye. Amaç olarak seçmek.

Of : -dan. -li. Li. Hakkında. Yüzünden. Karşı. -nin. -in. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili.

Analysis : Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Analiz etme. Sayışım dökümü. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. Mal niteliğinin anlaşılması için, gerektiğinde o mal ya da örneği üzerinde yapılan kimyasal işlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, gümrük, kimya, madencilik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnceleme. Kimyasal çözümleme. Geçmiş yıllarla karşılaştırma yapabilmek için bilançonun ayrıntılı biçimde hazırlanması.

 

Level of aspiration : Bir kimsenin ya da bir kümenin, belli bir etkinlik sonunda elde etmeyi düşündüğü başarıya ilişkin umu (emel) ya da isteğinin derecesi. İstek düzeyi. Umu düzeyi.

Level of confidence : Güvenin düzeyi. Güvenirlilik düzeyi.

Acceptable level of risk : Onanır risk düzeyi. Onanabilir risk düzeyi.

Level of significance : Önem seviyesi. Doğru sonucun güven aralığı dışında ortaya çıkma olasılığı (istatistik). Yanılgı düzeyi. Anlamlılık düzeyi. Önem düzeyi. Birinci tür hata olasılığı. Bir gözlemsel ölçümün, anlam taşıma değeri ya da salt rastlantıya bağlı olarak alacağı bir değerden uzaklık ölçüsü.

Level of welfare : Refah düzeyi.

Level of intensity : Yoğunluk düzeyi. Bir duygunun, bir düşüncenin, bir kanının, bir tutumun benimsenme ya da benimsenmeme düzeyi.

Base level of erosion : Taban düzeyi. Erozyon taban seviyesi. Bir akarsuyun, aşındırma ile erişebileceği en alçak sınır.