Leveraging türkçesi Leveraging nedir
- Güç aktarma.
- Borçlanarak hisse senedi alma.
- (ekonomi) borç para ile hisse senedi alma (hem yüksek kazanç riskini hem de olasılığı arttır).
- Borçlanarak yapılan yatırım.
Leveraging ingilizcede ne demek, Leveraging nerede nasıl kullanılır?
Leverage : Piston. (konumsal) avantaj. Kaldıraç gücü. Manivela hareketi. Manivela gücü. Temayül. Baskı. Geliştirmek. Baskı gücü. Güçlendirmek.
Leverage bid : Bir ele geçiricinin pay senedi yerine ödünç sermaye ihracıyla (riskli, çürük tahvil) finanse etmesi. bu durum büyüyen firmanın sermaye kaldıracını arttıracaktır. Kaldıraç fiyat teklifi.
Leverage effect : Kaldıraç etkisi.
Leverages : Baskı. Geliştirmek. Piston. Temayül. (konumsal) avantaj. Kaldıraç gücü. Güçlendirmek. Baskı gücü. Manivela hareketi. Manivela gücü.
Combined leverage effect : Satış miktarındaki değişmenin özkaynak karlılığı üzerindeki etkisini gösteren ve etkinlik ile finansal kaldıraç oranlarının çarpımıyla hesaplanan etki. Bileşik kaldıraç etkisi.
Financial leverage ratios : Finansal kaldıraç oranı.
Operating leverage : Faaliyet kaldıracı. İşletme kaldıracı. Çalışma kaldıracı. İşletmenin sabit maliyetlerinin toplam maliyetleri içerisindeki payı. İşletme temayülü.
Degree of operating leverage : Bir işletmenin satış hacmindeki yüzde değişmenin işletmenin vergi öncesi karında yarattığı yüzde değişme. İşletme kaldıracı derecesi. Çalışma kaldıraç derecesi.
Financial leverage : Finansal baskı. Finansal manivela. Finansal kaldıraç. Finansal temayül. Mali kaldıraç. Yabancı sermaye ve şirket sermayesi arasındaki ilişki (muhasebe).
İngilizce Leveraging Türkçe anlamı, Leveraging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leveraging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Investment : Kuşatma. Dışderi. Sağlanan gelir. Tayin. Yatırım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Plasman. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Atama. Envestisman.
Investing : Yetki vermek. Yatırmak. Hassas dökme. Yatırım yapmak. Kuşatmak. Giydirmek. Sarmak. Donatmak.
Leverage : (konumsal) avantaj. Piston. Manivela gücü. Kaldıraç gücü. Temayül. Baskı gücü. Güçlendirmek. Baskı. Geliştirmek. Manivela hareketi.

Bu kısımda Leveraging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leveraging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leveraging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leveraging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.