Limonite türkçesi Limonite nedir

  • Limonit.
  • Çeşitli demir hidroksitleri karışımı. (yarı metalimsi parıltı, kahverengi, sarı; çizgi sarımsı, kahverengi; sertlik 5-5.5, özgül ağırlık 3.6-4; önemli demir cevheri.).
  • Sarımsı kahverengiden siyaha kadar farklı renklerde olan birkaç demir oksit mineralinden herhangi biri (mineraloji).
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Limonite ingilizcede ne demek, Limonite nerede nasıl kullanılır?

Limonitic : Limonite ait. Limonitle ilgili (demir oksit mineral).

Alimonies : Nafaka. Yoksulluk nafakası. Mehri müeccel.

Limonade : Organik veya inorganik asitlerle hazırlanan, şurup içeren, adi ve gazlı olmak üzere iki çeşidi bulunan, ekşi tadında sıvı ilaç biçimi. Limonata.

Limonene : Limon gibi kokan limon ve portakal esansiyel yağlarında bulunan sıvı terpen. Limon özü. Limonen.

Alimony : Nafaka.

Limosis : Limozis.

Limousin : Limuzin. Orta fransa'da eskiden eyalet olan tarihi bir bölge.

Limos : Limo. Limuzin. Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili).

Millimole : Milimol.

Limo : Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili). Limuzin.

İngilizce Limonite Türkçe anlamı, Limonite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limonite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abyss : Abis. Uçurum. Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Varta. Hufre. Tamu. Boşluk.

 

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Acid fumarole : Asit fümarol. Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Limonite synonyms : aggregats, acrozone, bog iron ore, adventive cone, after shock, absolute age, alcalic fumarole, iron ore.

 

Limonite ingilizce tanımı, definition of Limonite

Limonite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hydrous sesquioxide of iron, an important ore of iron, occurring in stalactitic, mammillary, or earthy forms, of a dark brown color, and yellowish brown powder. It includes bog iron. Also called brown hematite.