Lithophyte türkçesi Lithophyte nedir

  • Kayaların üstünde yetişen bitki (botanik terimi).
  • Yağmurda bile suyun tutulmadığı kayalarda yetişen bitkiler.
  • (zooloji) taşsı yapısı olan polip (örn.: mercan).
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Litofit.

Lithophyte ingilizcede ne demek, Lithophyte nerede nasıl kullanılır?

Lithophagous : Bazı kuşlar gibi taş yiyen canlılar. bazı yumuşakça ve denizkestaneleri gibi kaya oyan canlılar. Bazı yumuşakça ve deniz kestaneleri gibi kaya oyan canlılar. Litofaj.

Lithophilic : Litofilik. Taşlık, kayalık zeminlerde yaşamayı seven.

Lithophone : Çin'e özgü müzik aleti. Litofon.

Lithopone : Litopon. Beyaz bir pigment. Çinko üstübeci. Beyaz bir boya maddesi.

İngilizce Lithophyte Türkçe anlamı, Lithophyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lithophyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Rock plant : Taşların arasında yetişen bitki. Kayaların arasından çıkan bitki.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

 

Lithophyte synonyms : lithophytic plant, aardvark, abductor muscle, acacia, aardwolf, abo blood groups system, abiotic environment, a cells.

Lithophyte ingilizce tanımı, definition of Lithophyte

Lithophyte kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hard, or stony, plantlike organism, as the gorgonians, corals, and corallines, esp. those gorgonians having a calcareous axis. All the lithophytes except the corallines are animals.