Lops türkçesi Lops nedir
- (ağaç) budamak.
- Sarkıtmak.
- Ucunu kesmek.
- Asılı olmak.
- Budamak.
- Kesmek.
- Kesip atmak.
- Buda.
- Sarkmak.
- Ağacın dallarını kesmek.
Lops ile ilgili cümleler
English: Monotony develops when you harp on the same string.
Turkish: Hep aynı dizeleri çalarsan monotonluk gelişir.
English: Ali was wearing flip-flops and a Hawaiian shirt.
Turkish: Ali bir parmakarası terlik ve bir Hawaii gömleği giyiyordu.
English: The most lopsided Grand Slam final in tennis history was the 1988 French Open final, when Steffi Graf of FRG pummeled Natasha Zvereva of USSR 6-0, 6-0. The entire match lasted merely 34 minutes.
Turkish: Tenis tarihinde taraflardan birinin diğerine en ezici üstünlük kurduğu Grand Slam finali, Batı Almanyalı Steffi Graf'ın Sovyet Nataşa Zvereva'yı iki seti de 6-0 kazanarak çok rahat yendiği 1988 Fransa Açık Finali'ydi. Maçın tamamı yalnızca 34 dakika sürmüştü.
English: Poor eyesight has its advantages, for example - it develops imagination.
Turkish: Görme bozukluklarının hayal gücünü geliştirme gibi bazı iyi tarafları da vardır.
English: I love to eat scallops.
Turkish: Ben deniztarağı yemeyi severim.
Lops ingilizcede ne demek, Lops nerede nasıl kullanılır?
Lopsided : Oransız. Aksak. Orantısız. Simetrik olmayan. Yana yatmış. Eğilmiş. Bir yana eğik. Bir tarafı daha büyük ya da daha alçak. Dengesiz. Bir tarafı diğerine göre daha ağır veya büyük olan.
Lopsidedly : Aksak bir şekilde. Orantısız olarak.
Lopsidedness : Orantısızlık.
Ampelopsis : Amerikan sarmaşığı.
Amylopsin : Nişastayı şekere çeviren enzim (biyokimya). Amilopsin. Pankreas öz suyunda bulunan ve nişastanın akrodekstrin ve maltoza ayrışmasını sağlayan bir amilaz.
Cyclops : Siklop. Tek gözlü dev (yunan mitolojisi). Tepegöz. Kabuklular (crustacea) sınıfının, kopepodlar (copepoda) takımından, tatlı sularda serbest yaşayan türleri olan bir cins. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Siklopi. Siklops.
Escallops : Çentik. Bir tür midye. Tava. Televizyondaki dalgalı görüntü. Deniz tarağı. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Fisto. Oyma.
Dollops : Parça. Azıcık. İlaç. Topak. Bir parça. Yığın. Bir parça veya top (dondurma).
Flipflops : Yaz boz.
Clops : Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. Nal sesi. Ayaklarıyla ses çıkarmak (at).
İngilizce Lops Türkçe anlamı, Lops eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barged : Toslamak. İçeriye paldır küldür girmek. Ev gib kullanılan duba. Mavna ile taşımak. Dalmak. Karışmak. Çarpmak. Duba. Mavna.
Truncating : Kesmek (bilgisayar). Tepesini kesmek.
Diminution : Eksiltme. Küçültme. Fire verme. Eksilme. Azalma. Tenakus. Küçülme. İnme. Azaltma. Eksiklik.
Abridge : Azaltmak. Mahrum etmek. Kısmak. Özetlemek. Kısaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek.
Drooped : Eğilmek. Solmak. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Düşmek. Ümidini yitirmek. Kuvvetten düşmek. Eğmek. Hali kalmamak. Asmak.
Droops : Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Hali kalmamak. Eğilmek. Ümidini yitirmek. Asmak. Solmak. Öne eğmek. Düşmek.
Jab out : Kopartmak. Dışarı itmek.
Chipped : Ufalanmış. Yontulmuş. Kırılmak. Dilimlemek. Alaya almak. Havalandırmak (top). Takılmak. Kırılgan olmak. Çentmek.
Depend from : Sallantıda kalmak.
Lops synonyms : transferred property, transferred possession, lop, impended, abridges, nip, detruncate, droop, financial loss, dangled, impends, cut back, hangs, decline, dangle, amputated, hang out, arrest, beetled, hang, blousing, depend, blouses, truncate, impend, cuts, belt up, assuage, cut away, beetle, blow the whistle on, chop off, hang down.
Lops zıt anlamlı kelimeler, Lops kelime anlamı
Advantage : Çıkar. Üstünlük sağlayan şey. Getiri. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Menfaat. Üstünlük. Fayda. Yarar.
Paper profit : Henüz gerçekleşmemiş kredi. Fiktif kar. Henüz gerçekleşmemiş kar. Kağıt üzerindeki kar. İtibari kar.
Gain : Yükselmek. Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü. İlerlemek. Almak. Sağlamak. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Çoğalmak. Kazanım. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Edinmek.

Bu kısımda Lops kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lops ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lops anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lops ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.