Lorans türkçesi Lorans nedir
- Elektronik yer tesbit sistemi.
- Radyo sinyalleri ile uçağın yerini belirleyen araç.
- Yerbelirteç.
- Loran.
- Uzun mesafe navigasyonu cihazı.
Lorans ingilizcede ne demek, Lorans nerede nasıl kullanılır?
Loran : Elektronik yer tesbit sistemi. Radyo sinyalleri ile uçağın yerini belirleyen araç. Yerbelirteç. Uzun mesafe navigasyonu cihazı.
Lorandite : Lorandit.
Laki lorand factor : Faktör xııı. Laki-lorandfaktör.
Chloranil : Kloranil.
Colorant : Boyar madde. Renklendirici. Pigment. Boyarmadde.
Colorants : Renklendiriciler. Boyarmadde.
Bacterial flora : Bakteri topluluğu. Bakteriyel flora. Bir bölgede normal koşullarda bir arada bulunan bakteri grubu, bakteriyel flora.
Lorazepam : Anksiyolitik ve hipnotik olarak kullanılan benzodiazepine grubu ilaç. Lorazepam. Bir anksiyolitik ilaç.
Loratadine : Loratadin. Piperidin grubu antihistaminik ilaç.
Capsuloraphie : Ön çapraz bağ kopmalarında diz eklemindeki stabilite bozukluğunun ve eklem kapsülasının dış açısındaki yırtılmaların giderilmesi amacıyla eklem kapsülasının arka kısmının u dikişleriyle daraltılması ve yırtığın kapatılması. Kapsülorafi.
İngilizce Lorans Türkçe anlamı, Lorans eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lorans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Advance : Avans vermek. İleri gitme. Avans. Geliştirmek. Öne sürmek. Yürümek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Terfi ettirmek. İleri sürmek. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması.
Bank loan : Bankadan alınan kredi. Banka ikrazatı. Bir banka tarafından borç verilen para. Bankanın açtığı kredi. Banka kredisi.
Point : Uç. Sayı. Fermaya oturmak. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Sivrilmek. Doğrultmak (silah). Tevcih etmek. Puan. İşaret etmek. Nokta.
Time loan : Vadeli istikraz. Vadeli kredi. Vadeli borç.
Farm out : İşi başkalarına yüklemek. Kiraya vermek. Havale etmek. Başkalarına iş vermek. Başkalarına sorumluluk vermek. Bakımı için anlaşmak (çocuk). Sorumluluk yüklemek.
Trust : İnancı olmak. Güven. Mutemetlik. Kredi vermek. Sorumluluk. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İtimat. Birtakım tecimevi ya da tüzel kişiliği olan ortaklıkların yapım, üretim evi ve yerlerin satağı elde tutmak amacıyla aralarında yaptıkları anlaşma. güvenceye dayanan işleri inalcının bir kişi ya da kuruluş adına yönettiği mallar. Koruma. Bakım.
Consumer loan : Tüketici kredisi. İhtiyaç kredisi.
Personal loan : Kişisel kredi. Bankaların, genellikle bir güvence aramadan müşterileriyle ikili ilişkileri çerçevesinde açtıkları sınırlı miktardaki kredi. Bireysel kredi.
Demand loan : Ödünç para isteği. Vadesiz borç. Alacaklının talebi üzerine derhal ödenecek borç.
Debt : Borç. Sözleşmede üstlenilen yükümlülük. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. Matlup. Suç. Alacak. Zimmet. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Borçlu olma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Lorans synonyms : loan participation, installment credit, installment loan, participation financing, direct loan, rent out, home equity loan, equity credit line, real estate loan, home equity credit, loran, home loan, mortgage loan, principal, call loan, lend, participation loan, hire out, give.
Lorans zıt anlamlı kelimeler, Lorans kelime anlamı
Take : Tutulan balık miktarı. Hasat. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Alınan taş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutuş. Çevirmek. Kabul etme (vücut). Alıntı. Kavramak.
Borrow : Ariyeten almak. Borçlanma. Alıntı yapmak. Borç almak. Almak. Ödünç alma. Ödünç almak. Borç olmak.

Bu kısımda Lorans kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lorans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lorans anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lorans ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.