Farm out türkçesi Farm out nedir

  • Havale etmek.
  • Başkalarına sorumluluk vermek.
  • İşi başkalarına yüklemek.
  • Kiraya vermek.
  • Bakımı için anlaşmak (çocuk).
  • Başkalarına iş vermek.
  • Sorumluluk yüklemek.

Farm out ile ilgili cümleler

English: One hot summer afternoon she decided to take her boyfriend to a farm outside the town.
Turkish: Bir sıcak yaz öğleden sonra o, erkek arkadaşını şehrin dışındaki bir çiftliğe götürmeye karar verdi.

Farm out ingilizcede ne demek, Farm out nerede nasıl kullanılır?

Farm : Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Sürüp ekmek. Çiftçilik yapmak. Çiftlik. Yetiştirmek. Kira ile vermek. İşlemek. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Kiraya vermek. Tarımsal üretimin yapıldığı, üzerinde ev, ahır, depo gibi yapılarla sulama araçları gibi çeşitli donanımların bulunduğu alan.

Out : Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak. Dışarıda. Dışarı. Çıkış. Dışarı atmak. Meydana çıkmak. Kovmak.

Farm aid : Tarımsal yardım.

Farm animal : Çiflik hayvanı.

Farm animals : Çiftlik hayvanları.

Farm building : Çiftlik binası.

İngilizce Farm out Türkçe anlamı, Farm out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Farm out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Job : Komişyonculuk yapmak. Zimmetine geçirmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Görevi kötüye kullanmak. Zorluk. Görev. İş yapmak. Ufak tefek işler yapmak.

Lease : Kiralamak. Kiralama geliri. İcar. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Uzun vadeli finansal kiralama. Kira. Bir çeşit kira bağıtına dayanan ve kiracıyı kendisine bırakılan nesnelerin verim ve gelirini toplamak ve kiralananı gereği gibi işleterek gelir yeteneği ve gücünü azaltmamakla yükümlü kılan gelir. Kontratla kiralamak. Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt.

Relegates : Göndermek. Yerinden etmek. Küme düşürmek. Sürgün etmek. İndirmek. Sürmek. Aşağı bir duruma veya mevkiye indirmek. Küme düşmek. Sürgüne göndermek.

Farms : Çiftçilik yapmak. Yetiştirmek. Çiftlikler. Ekip biçmek. İşlemek.

Delegate : Görev devretmek. Delege olarak yetkilendirmek. Devretmek. Yetki vermek. Temsilci. Yetki aktarmak. Delege atamak. Delege etmek.

Refer : Atfetmek. Ait saymak. Bahsetmek. Anmak. İma etmek. Bakmak. İşaret etmek. Ait olmak. Değinmek.

Certify : Belge vermek. Tekit etmek. Onaylamak. Deli raporu vermek. İlan etmek. Vesika vermek. Tasdik etmek. Garantilemek. Tevsik etmek.

 

Let : Kiraya verilmek. Yenilen. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Dirmek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. İzin vermek. Koyuvermek. Dürmek. Gevşetmek. İhale etmek.

Letting out : Gevşetmek (ip veya kablo). Azad etmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Koparmak. Çıkmasına izin vermek. Özgürlüğüne kavuşturmak. Ses çıkarmak. Kiralamak.

Farm : İşlemek. Yetiştirmek. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Ekip biçmek. Sürüp ekmek. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Vergi. Çiftlik evi. Kira ile vermek.

Farm out synonyms : jobs, refer to, encumbers, endorsed, transfers, encumber, relegate, farmed, let out on hire, endorses, assign, throw the book at, rent, encumbering, land with, hire out, transfer, delegating, let out, certifies, jobbed, encumbered, relegating, certifying, lease out, lets.