Loser türkçesi Loser nedir

  • Zarar eden kimse.
  • Hayatı kaymış.
  • Ezik kimse.
  • Kaybeden kimse.
  • Mağlup.
  • Boş adam.
  • Yenilen.
  • Başarısız insan.
  • Kaybeden.
  • Başarısız kimse.
  • Beceriksiz.

Loser ile ilgili cümleler

English: How long are you going to be seeing that loser of a boyfriend?
Turkish: O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?

English: Ali is a good loser.
Turkish: Ali oyunu kaybedince kızmaz.

English: Ali is a sore loser.
Turkish: Ali kaybetmeyi hazmedemez.

English: If the loser smiled the winner will lose the thrill of victory.
Turkish: Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.

English: Ali is a loser.
Turkish: Ali bir beceriksiz.

Loser ingilizcede ne demek, Loser nerede nasıl kullanılır?

A good loser : Oyunu kaybedince kızmayan kimse.

Bad loser : Kötü mağlup. Kaybettiği zaman kötü tepki veren kimse.

Be a poor loser : Yenilince kızıp küsmek.

Sore loser : Kaybedince kızan kimse. Kaybetmeyi hazmedemeyen kimse. Kaybetmeyi kaldıramayan kimse.

Losers : Mağlup. Başarısız kimse. Kaybeden kimse.

Discloser : Gösteren kişi. İfşa eden. Açıklayan. İfşa eden kişi. Ortaya döken.

Forecloser : El koyan kimse. Haczeden kimse. Haciz koyan. Rehin amacıyla başkasına ait malı hapseden kimse.

Closer : Sık. Konjonktör. Kapatıcı. Kapalı. Son. Detaylı. Saklı. Bunaltıcı. Sıkı. Bitişik.

 

Get closer : Yakınlaşmak.

Enclosers : Saran. Kapayan. Çeviren. İlişikte gönderen. Zarf içine koyan. Hapseden. Kuşatan. İliştiren.

İngilizce Loser Türkçe anlamı, Loser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dud : Fiyasko. Başarısızlık. Karşılıksız çek. Patlamayan mermi. Karşılıksız. İşe yaramaz kimse. Dandik. İşe yaramaz şey. İşe yaramaz.

Awkward : Uygunsuz. Biçimsiz. Zorluk çıkaran. Dikbaşlı. Utandırıcı. Dik başlı. Sakar. Anlaşılması zor insan. Maharetsiz. İyi yapılmamış.

Deadhead : Biletsiz yolcu veya seyirci. Sıkıcı tip. Yağcı. Bir yere giriş parası vermeden giren kimse. Bedavacı. Boş kalkan otobüs. Kuruyan çiçekleri toplamak. Giriş kartı sahibi. (çiçek) ölü başları temizlemek.

Old maid : Papazkaçtı. Yaşlı bakire. Cezayirmenekşesi. Aşırı titiz tip. Yaşlı kız. Fazla titiz kimse. Cezayir menekşesi. Titiz ve telaşlı tip. Pervane çiçeği. Evlenmemiş yaşlı kadın.

Bumblings : Sakar.

Sheep : Koyun gibi tip. Süklüm püklüm tip. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Evcil koyun. Koyun. Geviş getirenlerin ovinae alt familyası içinde yer alan, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, tıknaz, sağlam yapılı, eti, derisi ve kılı için yetiştirilen, bütün dünyaya yayılmış bir tür. koyun. Davar. Kuzu.

Bumpkinish : Sakar.

Bumbling : Sakar. Böbürlenen. Kendini beğenmiş (bir dickens romanındaki bir karakterden alınan).

 

Blunderings : Sarsak. Sakar. Acemi. Gaf yapan. Hantal. Hödük. Pot kıran. Çam deviren.

Loser synonyms : unsuccessful person, losers, also ran, insolvent, beaten, nonstarter, botchers, unfortunate person, underdog, bumblers, botcher, all thumbs, washout, nonachiever, defeated, washouts, unwonted, contestant, basket case, airheads, ruined, dunted, amateurish, sheeps, blunderer, flash in the pan, bankrupt, losings, overmatched, amateur, deadheads, airhead, let.

Loser zıt anlamlı kelimeler, Loser kelime anlamı

Winner : Birinci gelen. Ganyan. Büyük başarı. Galip. Kazanan. Birinci. Güney dakota eyaletinde şehir.

Loser antonyms : achiever.

Loser ingilizce tanımı, definition of Loser

Loser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who loses.