Low life türkçesi Low life nedir

Low life ingilizcede ne demek, Low life nerede nasıl kullanılır?

Low : Düşük. (ses) yavaş. Yıkmak. Böğürmek. Böğürme. Böğürmek (inek veya öküz). Alçak. Ucuz. Az.

Life : Canlı. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Yaşamla ilgili. Dirlik. Yaşantı. Hayat süresi. Hareket. Durmuş. Ömür. Dirilik.

Low alloy steel : Az alaşımlı çelik. Düşük alaşımlı çelik.

Low angle shot : Aşağıdan. Alt açı. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Alttan görüş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kontrplonje.

Low battery : Düşük pil. Düşük akü.

Low buildings zone : Alçak düzen bölgesi. İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi.

Low blood pressure : Düşük tansiyon.

İngilizce Low life Türkçe anlamı, Low life eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Low life ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Destituteness : Fakirlik. Yokluk. Muhtaçlık. Mahrumluk. Mahrumiyet. Sefillik. Yoksunluk.

 

Impecuniousness : Fakirlik. Parasızlık.

Bareness : Çıplaklık.

Hardships : Sıkıntı. Güçlük. Zorluk. Yokluk. Cefa.

From hand to mouth : Har vurup harman savurarak. Günü gününe yaşama. İlerisi için düşünmeyerek. Finansal zorluk. Mali açıdan günü gününe geçinme.

Destitution : Yokluk. Aşırı yoksulluk. Fakirlik. Fakr u zaruret. Mahrumiyet. Fakru zaruret. Kimsesizlik.

Calamity : Facia. Badire. Musibet. Sefalet. Afet. Bela. Felaket.

Impoverishment : Kuvvetten düşme. Yoksullaşma. Bileşen yitimi. Fakirleştirme. Fakirleşme. Yoksullaştırma. Güçsüzleşme. Fakir olma.

Economic deprivation : Gerekli kaynaklardan yoksun olunması durumu. Ekonomik mahrumiyet.

Indigence : Parasızlık. Muhtaçlık. Fakirlik. Sefalet. Yoksullluk.

Low life synonyms : hardship, beggarliness, meanness, impecuniosity, calamities.