Luminescent türkçesi Luminescent nedir
- Işık saçan.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Kendi kendine ışık verebilen nitelikte (özdek).
- Parlayan.
- Gazışıl.
- Parlak.
- Işıldayan.
- Işıldar.
- Işık veren.
- Parlaklık artıran.
Luminescent ingilizcede ne demek, Luminescent nerede nasıl kullanılır?
Luminescent material : Işıl ışımaya elverişli (çoğu zaman katı) madde. Işıl ışıyıcı madde.
Luminescent organ : Çeşitli hayvanlarda bulunan ve ışık çıkaran organlar. Işık veren organ.
Luminescent paint : Fosforlu boya.
Bioluminescent : Dirimsel ışıldayan. Bir organizmanın ışık üretmesi.
Chemiluminescent : Kimyasal bileşim oksidasyonu yoluyla ışık oluşturan.
Tribo luminescence : Kökeni, atom ya da moleküllerin, kristal ağlarının kırılmaları ile uyarılması olan ışılışı. Sürtünüm ışılışı.
Cathodoluminescence : Katotsal ışılışıma. Katot ışıldaması. Katodoluminesans. Katot lüminesansı.
Electroluminescent : Elektrotromine perde. Elektrikli ışıldayan.
Photoluminescents : Işıl ışıldayan.
Photoluminescent : Işıl ışıldayan.
İngilizce Luminescent Türkçe anlamı, Luminescent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Luminescent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coruscating : Parıldamak. Işıldamak. Çok eğlenceli. Parlamak. Aşırı derecede canlı ve heyecanlı. Parlak bir şekilde yansıtmak.
Scintillant : Kıvılcım saçan. Parıldayan. Kıvılcımlı.
Brightly : Parlak biçimde. Canlı. Parlak bir şekilde. Aydınlık. Pırıl pırıl. Şakır şakır. Işıl ışıl.
Luminary : Bilgili ve saygıdeğer kimse. Bilge. Işık veren cisim (güneş vb). Işık saçan şey. Işık veren cisim. Önde gelen kişi. Aydın. Şöhret (belirli bir meslekte). Işık.
Flashing : Flaşing. Sinyal. Metal damlalık. Baca eteği. Etek. Yağış sularının, çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü. (örnek: baca eteği, boru eteği). Parlama. Kısrakta endometritis tedavisinde döl yatağının serum fizyolojikle yıkanması. aşım zamanında besleme.
Agleam : Işıl ışıl. Pırıl pırıl. Parıltılı. Işıltılı.
Luminous : Berrak. Ziyadar. Işıkla yayılan. Nurani. Karanlıkta kendiliğinden parlayan. Açık. Zeki.
Ardent : Heyecanlı. Ateşli. Sıcak. Coşkulu. Çabalı. Işıl ışıl. Coşkun. Gayretkeş. Şevkli.
Aglow : Hararetli. Ateşli. Kıpkırmızı. Heyecanlı. Işıltılı.
Brilliant : Nefis. Berrak. Harika. Parlak zekalı. Işıl ışıl. Görkemli. Göz alıcı. Dahice. Muhteşem. Keskin zekalı.
Luminescent synonyms : luciferous, irradiant, fierier, scintillating, radious, candescent, glistening, sheenful, luminiferous, beamy, brightest, gleaming, irradiative, flared, fieriest, brilliants, splendorous, brighter, lustrous, lambent, luminiscent, shined, argents, aglimmer, beaming, ablaze, argent, chichi, blinking, radiant, bright, light, twinkler.
Luminescent zıt anlamlı kelimeler, Luminescent kelime anlamı
Dark : Siyaha yakın. Cehalet içinde. Akşam. Karanlık. Gölge. İzbe. Koyu renk. Esmer. Bilgisizlik. Belirsizlik.
Luminescent ingilizce tanımı, definition of Luminescent
Luminescent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Shining with a light due to any of the various causes which produce luminescence.

Bu kısımda Luminescent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Luminescent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Luminescent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Luminescent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.