Flashing türkçesi Flashing nedir

  • Kısrakta endometritis tedavisinde döl yatağının serum fizyolojikle yıkanması. aşım zamanında besleme.
  • Yağmur sularına karşı konulan saç örtü.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Etek.
  • Baca eteği.
  • İşaret.
  • Duvar eteği.
  • Parlayan.
  • Metal damlalık.
  • Yanıp sönen.
  • Işıldayan.
  • Parlama.
  • Yağış sularının, çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü. (örnek: baca eteği, boru eteği).
  • Sinyal.
  • Flaşing.
  • Teşhir.
  • Çakma.

Flashing ile ilgili cümleler

English: The alarm went off and a red light started flashing.
Turkish: Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.

English: Why's the yellow light flashing?
Turkish: Neden sarı ışık parlıyor?

English: Why is that light flashing?
Turkish: O ışık neden parlıyor.

Flashing ingilizcede ne demek, Flashing nerede nasıl kullanılır?

Flashing light : Flaşör lamba veya ışık. El feneri. Titreyen ışık. Çakarlı ışık. Yanıp sönen ışık. Parıldayan ışık.

Flashing point : Parlama noktası. Parlama çekidi.

Flashing signal : Düzenli aralıklarla yanıp sönen sinyal ışığı.

Flashing traffic light : Sürücünün dikkatini çekmek veya dikkatli davranması konusunda sinyal veren yanıp sönen trafik ışığı.

Flashings : İşaret. Teşhir. Sinyal. Baca eteği. Çakma. Metal damlalık. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Parlama. Etek. Duvar eteği.

 

Flash a glance : Bakış atmak. Göz atmak.

Flashily : Gösterişli. Parıltılı tarzda. Gözalıcı. Parıltılı bir biçimde. Çarpıcı biçimde. Parlak.

Flash box : Şimşek lambası. İçinde parlamayı sağlayacak barut bulunan kutu. bakır bir telle elektrik akımı verilerek barutun ateşlenmesiyle parlak bir ışık elde edilir. Parlamalı ışıtaç. Parlama etmeni kutusu. Magnezyuma elektrik akımı verilerek çakan ışık ya da duman elde etmekte kullanılan, seramik, çömlek biçiminde ışıtaç. Şimşek etkisi yaratmak için kullanılan lamba.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flashier : Havalı. Frapan. Göz alıcı. Göze çarpan. Parlak. Parıltılı. Janjanlı. Cafcaflı. Çarpıcı. Gösterişli.

İngilizce Flashing Türkçe anlamı, Flashing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flashing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flasher : İşaret lambası. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Teşhirci. Sinyali açma (ör. bir arabada). Işıldak. Flaşör çakıcı. Flaşör. Toplum içinde cinsel yerlerini açan kimse. Parlayıp sönen sinyal ışığı.

Badge : Rozet. Nişan. Marka. Kimlik kartı. Plaka. Yaka kartı. Hapishane memuru. Alamet.

Bodement : Belirti. Alamet. Kestirme. Öngörü. İçine doğma. Emare. Tahmin. Önsezi. Kehanet.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

 

Clews : İz. Anahtar. Yumak. İskota yakası. Topak. Hamak ipi (gemi). İpucu. Hamak ipi gemi. Yün yumağı.

Aglow : Işıltılı. Kıpkırmızı. Hararetli. Ateşli. Parlak. Heyecanlı.

Knockoffs : Yetkisiz kopya veya korsan ürün. Sahte. Korsan ürün.

Character : Sıfat. Nevi şahsına münhasır bir kimse. Huy. Harf. Bonservis. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. El yazısı. Karakteristik yapı. Ira.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Flashing synonyms : hemline, snidest, clue, blips, a c deformity, exposing, clueing, scintillating, auguries, skirtings, indicator, abattoir, a crochordon, exhibitions, bleeped, deflagrating, effulging, expo, deflagrated, exposures, splendorous, abamectin, knockoff, exposure, bright, elamping, display, beamier, glistening, nailing, aglimmer, a band, exhibition.

Flashing ingilizce tanımı, definition of Flashing

Flashing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The creation of an artifical flood by the sudden letting in of a body of water. Called also flushing.