Çakma nedir, Çakma ne demek
- Çakmak işi.
- Taklit olan, sahte.
- Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi.
- Deri hastalığı, yara, çıban.
- Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı

Yerel Türkçe anlamı:
Hayvanlara işaret vermek için kullanılan araç.
Deri hastalığı, yara, çıban.
Gelin teli.
Pancardan yapılmış olan bir çeşit yemek.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: şebek]
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Yamyamlık.
Bilimsel terim anlamı:
kuyumculuk: a. Altın, gümüş, bakır ve benzeri metalleri vurarak ve çakarak işleme. b. Bu iş için kullanılan kalıp.
işleyim: Kumaş ve derilere sıcak demir kalıpla basılarak ya da geçirilerek yapılmış olan kabartma süsler.
İngilizce'de Çakma ne demek? Çakma ingilizcesi nedir?:
carving, inscribing, goffers, fluting, embosing, goffering, striking
Fransızca'da Çakma ne demek?:
impétigo, mélitagre, mélagre
Çakma anlamı, kısaca tanımı:
Çakma kapı : Genellikle iki kuşak üzerine tahtaların çivi ile tutturulması yöntemiyle yapılmış olan basit kapı.
Çakmacı : Çakma işini yapan kimse.
Çakmak : Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Çivi ile tutturmak. Sınavda başarısız olmak. Anlamak, bilmek. Saplamak. Vurmak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Parıldamak, ışık vermek. Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Vurarak sokup yerleştirmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni.
Çakmak çakmak : Ateş etmek. Parlar durumda, alev alev.
Çakmak taşı : Demir veya çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü. Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş.
Çakmakçı : Çakmak yapan veya satan kimse. Tüfek ve tabanca çakmaklarını yapan ve onaran kimse.
Çakmakçılık : Çakmakçının yaptığı iş.
Çakmaklaşma : Çakmaklaşmak durumu.
Çakmaklaşmak : Göz çakmak çakmak olmak, kızarmak ve iyice açılmak.
Çakmaklı : Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.
Çakmaklık : Çakmakta kullanılacak olan. İçine çakmak konulan koruyucu malzeme.
Çakmaksız : Eski, kullanılmaz tabanca veya tüfek. Kibrit. Çakmağı olmayan.
Beyninde şimşekler çakmak : Zihninde birden bir düşünce doğmak. çok üzülmek, sarsılmak.
Dünyaya kazık çakmak : Çok uzun ömürlü olmak, çok yaşamak.
Gözleri çakmak çakmak : Ateşli hastalık veya öfkeden gözleri kızarmış ve parlamış (olmak).
Gözlerinde şimşek çakmak : Aşırı parlamak.
Gözünde şimşek çakmak : Çok üzücü bir sebeple sarsılmak. çok kızmak, öfkelenmek. sert ve şiddetli darbe yüzünden göz önünde yıldızlar oluşmak. çok sevindiğini belli etmek.
Hulus çakmak : Dalkavukluk etmek, yaranmaya çalışmak.
Kafasında şimşek çakmak : Beyninde şimşek çakmak.
Kibrit çakmak : Kibriti yakmak için bir yere sürtmek.
Laf çakmak : Üstü kapalı bir biçimde karşısındakine bir şeyler ima etmek.
Merhaba çakmak : Selamlamak.
Nal çakmak : Nallamak.
Pata çakmak : Askerce selam vermek.
Selam çakmak : Selam vermek.
Şimşek çakmak : Şimşek oluşmak.
Sınıfta çakmak : Sınıfta kalmak.
Söz çakmak : Laf çakmak.
Çakıl : Çakıl taşı.
Kuyumcu : Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
Taklit : Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme. Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon.
Sahte : Uydurma. Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece. Yapmacık. Gerçek olmayan, yalancı.
Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Toplantı, düğün.
Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.
Çıban : Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
İşte : Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir. Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz.
Yara : Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Dert, üzüntü, acı. Vücutta işlemekte olan çıban. Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik.
Çakmaca : Deri hastalığı, yara, çıban. Bozuk parayla oynanan bir kumar oyunu. Sandıkçık, çekmece
Çakmacıl :
Çakmak çakmak : Parlar durumda, alev alev. İlgili cümle: "Hep çakmak çakmak yanan açık ela gözlerinde öfke aşikârdı." T. Buğra.
Çakmak getmek : Çekip gitmek // kilic çakmak: kılıçla karşı durmak, kılıç çekmek
Çakmak hattı : (II. Dünya Savaşı)
Çakmak yeli : Doğu ile poyraz arasından esen rüzgâr.
Çakmakçılar : Rize şehrinde, Derepazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Çakmakdüzü : Sivas şehri, Danişment nahiyesine bağlı bir bölge.
Çakmakkaya : Elâzığ kenti, Alacakaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Çakmakköy : Edirne ili, Uzunköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Van şehrinde, Saray ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Çakma ile ilgili Cümleler
- Çakmağını ödünç alabilir miyim?
- O şimşek çakmasını gördün mü?
- Ali çakmağımı tuttu.
- O, yurt dışına çakmaya karar verdi.
- Bir sigara bir de çakmak otlanabilir miyim?
- Bu arabanın bir çakmağı var.
- Bayım, çakmağınızı masada unuttunuz.
- Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.
- Kibriti çakar çakmaz bomba patladı.
Diğer dillerde Çakma anlamı nedir?
İngilizce'de Çakma ne demek? : pounding, nailing
Almanca'da Çakma : n. Einschlagen, Einrammen, Schlag, Blitzen, Prägung, Ziselieren, Stemmmeißel
Rusça'da Çakma : n. вбивание (N), вколачивание (N), чеканка (F), тиснение (N)

Bu kısımda Çakma nedir? Çakma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çakma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çakma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.