Kuyumcu nedir, Kuyumcu ne demek

"Kuyumcu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kuyumcu vitrini önünde nadir bir zümrüdü seyrettiğim sırada yanıma sokulmuş..." - H. C. Yalçın

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe gibi takılar yapan veya satan kişi.

İngilizce'de Kuyumcu ne demek? Kuyumcu ingilizcesi nedir?:

jeweler

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Çorum ili, Lâçin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Burhaniye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kuyumcu hakkında bilgiler

Kuyumculuk, altın başta olmak üzere değerli metal ve taşların işlenerek takı ve yatırım aracı olarak kullanılan (devlet altınları gibi) eserlere (kuyum) dönüştürülmesi sanatıdır. Bu eserlerin ticareti de kuyumculuk olarak adlandırılır.

Kuyumcu ile ilgili Cümleler

  • Kuyumcu açık.
  • Ali kuyumcuyu öldürdü.
  • İnsanlar kuyumculara kaybolmuş aşklarını mı satıyorlar?
  • Onlar kuyumcu dükkanına zorla girdi.
  • Ali Mary'ye kuyumcuda ne satın aldığını sordu.
  • Ali ve Mary birlikte kuyumcu dükkanına gittiler.
  • O yerel bir kuyumcudan çaldığı bir yüzükle kız arkadaşına evlenme teklif etti.
 

Kuyumcu anlamı, kısaca tanımı:

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Metal : Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

Kuyumcu terazisi : Hassas terazi.

Kuyum : Değerli metal ve taşlardan yapılmış olan süs eşyası.

Kuyu : Toprağa kazılan derince çukur. Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. İçinden çıkılamayan durum veya yer. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu.

Kuyumculuk : Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.

Bilezik : İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe. Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç.

Küpe : Kulak memelerine takılan süs eşyası. Bazı hayvanların boyunlarının iki yanından sarkan deri uzantıları.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Sarraf : Kuyumcu. Mesleği, değerli kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kimse.

Mücevherci : Kuyumcu.

Cevahirci : Kuyumcu.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Kuyumcuhacıali : Düzce kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kuyumcuköy : Ankara kenti, Çubuk ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kuyumcular : Adana şehrinde, Seyhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun kenti, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kuyumculu : Sakarya kenti, Karasu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kuyumcuoğlu : Samsun ilinde, Asarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kuyumcusaray : Çorum şehrinde, Alaca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kuyumcutekke : Ankara şehrinde, Beypazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Kuyumcu anlamı nedir?

İngilizce'de Kuyumcu ne demek? : n. jewelry store, jeweller [Brit.], jeweler, goldsmith

Fransızca'da Kuyumcu : bijoutier/ière [le][la], joaillier/ière [le][la], orfèvre [le]

Almanca'da Kuyumcu : n. Goldschmied, Juwelier

Rusça'da Kuyumcu : n. ювелир (M)

adj. ювелирный