Sarraf nedir, Sarraf ne demek

Sarraf; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Kuyumcu.
  • Mesleği, değerli kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kimse

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: ]

kuyumcu

banker 2

Bilimsel terim anlamı:

Yerli ve yabancı paraların değişimi, alım ve satımı ile uğraşan kişi.

İngilizce'de Sarraf ne demek? Sarraf ingilizcesi nedir?:

money changer

Sarraf hakkında bilgiler

Sarraf, mesleği kâğıt veya madeni paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kimse.

Sarraflar, altın ve gümüş gibi değerli madenlerin bir ticaret eşyası olarak kullanılmaya başlandığı zamanlarda ortaya çıktı. Önceleri bir süs eşyası olarak kullanılmaya başlanan altın, zamanla ticaret aracı niteliği kazandı. Yeni ülkelerin alınışı, yeni altın madenlerinin işletilişi sonucu, özellikle Orta Çağ'da altın bir ticaret eşyası durumuna geldi. İlkçağlarda Asya, Afrika ve Mezopotamya yörelerinden elde edilen altınlar, komşu ülkelerde, daha çok zenginler ve devlet büyükleri tarafından alınıyordu. Altından para kesilmeye başlanınca, bunun ticaretini yapan, sonradan adına sarraf denilen alışverişçiler türedi. Sarraflar altınları değerleri karşılığında başka eşyayla değiştiriyor, paranın bulunuşundan sonra ise para ile altın alarak biriktiriyorlardı. Orta Çağ'da altın, gümüş gibi değerli madenlerle yakut, zümrüt, elmas, inci gibi değerli taşları toplayan, onları yürürlükteki para karşılığında değiştirenler ortaya çıktı.

 

İlk sarraflar Arap, İranlı ve Hindistanlı idi. Avrupa devletleriyle Asya, Afrika arasına ticaretin gelişmesi, denizlerde korsanlığın başlaması sonucu Avrupa ülkelerinde, özellikle Venedik, İtalya, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Danimarka ve Akdeniz adalarında Doğu'dan gelen altınları, gümüşleri toplayan, bunların alım satımıyla uğraşan sarraflar çoğaldı. Bu ülkelerde birçok sarraf dükkânı açıldı. Bazen korsanlarla anlaşan sarraflar, Afrika, Asya altınlarını denizde taşıyan ticaret gemilerini soymak için deniz seferleri, vurguncu filoları bile düzenlediler. Sonradan sarraflık faizcilik durumuna geldi. Elinde fazla para bulunan sarraflar, altın karşılığı yüksek faizle para vermeye başladılar. Bunun yanı sıra, yüksek ücretle altın satan sarraflar da vardı. Amerika'nın bulunuşundan sonra sarraflık gelişti, sarrafların sayısı arttı. Avrupa'nın özellikle deniz ticaretine alverişli sahillerinde büyük sarraf dükkânları açıldı.

Arabistan'da İslam dininin doğuşundan sonra faizle iş görme, altın, gümüş, yakut, elmas gibi değerli eşyayla süsleme yasaklandığı için sarraflık Yahudilerin elinde bulunuyordu. Anadolu'da sarraflar daha çok Bizans'ta toplanmıştı. Sarrafların en çok iş gördükleri yerler İstanbul, İzmir gibi kıyı şehirleriydi.

Sarraf ile ilgili Cümleler

  • İnsan sarrafıyım.
  • O iyi bir insan sarrafı.
  • Her zaman insan sarrafıydım.
  • İyi bir insan sarrafıyımdır.
  • Sen kötü bir insan sarrafısın.
 

Sarraf anlamı, kısaca tanımı:

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Değiştirmek : Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.

Tahvil : Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme. Devletin veya özel bir kuruluşun ödünç para almak için çıkardığı, değişik dönemlerde belirli oranlarda faiz getiren yazılı senet.

Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

Yapmak : Evlendirmek. Bir durum yaratmak. Davranmak, hareket etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Yol almak. Salgılamak, çıkarmak. Gerçekleştirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Olmak. Düzenli bir duruma getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Edinmek, sahip olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Dışkı çıkarmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Olmasına yol açmak. Üretmek. Onarmak, tamir etmek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Adam sarrafı : İnsanların karakterini çabuk anlayacak duruma gelmiş kimse, insan sarrafı.

İnsan sarrafı : Adam sarrafı.

Sarrafiye : Sarraflık hakkı.

Sarraflık : Sarrafın işi.

Sarraflık hakkı : Sarrafın altın bozma, değiştirme vb. işler için üstelik olarak aldığı para, baş, sarrafiye.

Altının kıymetini sarraf bilir : "bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir" anlamında kullanılan bir söz.

Kuyumcu : Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.

Metal : Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış.

Maden : Maden ocağı veya maden işletmesi. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Bu mineralden yapılmış. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Uyuşturucu, esrar, eroin. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Gümüş : Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag). Bu elementten yapılmış.

Ticaret : Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Diğer dillerde Sarraf anlamı nedir?

İngilizce'de Sarraf ne demek? : n. moneychanger

Fransızca'da Sarraf : changeur [le]

Almanca'da Sarraf : n. Wechsler