Teşhir nedir, Teşhir ne demek

Teşhir; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Gösterme
  • Sergileme.
  • Herkese duyurma, dile düşürme.
  • Bir hükümlüyü ceza olarak halka gösterme.

Teşhir ile ilgili Cümleler

  • “Selma, teşhir edilen eşyaya ait bir koltuğa geçip önünde masadan bir biblo çeker, seyretmeye başlar.”
  • Teşhir vitrine bakmaktan vazgeçti.
  • O, teşhir vitrinine göz attı.
  • Burak Tuğba'yı teşhirle tehdit etti.

Teşhir ile ilgili Atasözü veya Deyim

teşhir etmek : göstermek sergilemek.

Teşhir anlamı, kısaca tanımı

Teşhirci : Göstermeci

Teşhircilik : Göstermecilik.

Sergileme : Sergilemek işi, teşhir, ekspozisyon.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Düşürme : Düşürmek işi.

Duyurma : Duyurmak işi.

Hükümlü : Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm.

Herkes : İnsanların bütünü, cümle âlem.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Sergi : Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.

 

Hüküm : Yargı. Önem, geçerlilik. Egemenlik, hâkimiyet. Karar. Değer, aynı ya da benzer nitelik.

Herke : Bakraç, kova. Su içilen küçük kap, maşrapa. Yoğurt kabı. At arabası. Haziran, ağustos aylarında sürülerek bırakılmış tarlaya ekilen tohum. Çoğunlukla bakırdan yapılmış kova, bakraç.

Halka : Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

Duyur : Haber.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Herk : Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla.

Ceza : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

Duyu : İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Testosteron cevaplı dermatozis anlamı nedir?

İngilizce'de Testosteron cevaplı dermatozis ne demek ? : testosterone-responsive dermatosis