Magic türkçesi Magic nedir

  • Büyülü.
  • Çekicilik.
  • Büyü.
  • İstidraç.
  • Sihir.
  • Birtakım doğaüstü güçler, gizemsel sözler, kutsal sayılan nesneler aracılığıyla insanları, doğayı, doğa yasalarını etkilemek, istenilen şeyleri elde etmek için büyücülerce belirli kurallara ve tekniklere uygun bir biçimde uygulanan verimsiz, boş eylem ve işlemler, a. bk. ak büyü, av büyüsü, benzetmeli büyü, birlikduygu büyüsü, edilgen büyü, etken büyü, kara büyü.
  • Birtakım doğaüstü güçler, gizemsel sözler, kutsal sayılan nesneler aracılığıyla insanları, doğayı, doğa yasalarını etkilemek için büyücülerce belli kurallar ve uygulamalara dayanarak yapılan verimsiz boş eylem ve işlemler. bk. benzerduyusal büyü, öykünümsel büyü, görüntüsel büyü, koruyucu büyü, yıkıcı büyü. krş. din, atasoy, kutyasak, tapıncak, şamancılık.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Sihirbazlık numarası.
  • Büyücülük.
  • Gözbağcılık.
  • Gözbağı.
  • Sihirli.
  • İnsan ile çevresi arasında doğaüstü nitelikte bir ilişki bulunduğu inancına dayalı ilkel din biçimlerinden biri. belli sonuçları sağlamak ereğiyle doğaüstü sayılan güçleri ya da varlıkları etkilemek üzere yapılan bir dizi törensei uygulama.
  • Hokkabazlık.
  • Sihirbazlık.

Magic ile ilgili cümleler

English: "Do you want to see my magic wand?" "You have a magic wand, Tom? Really?" "Yes, I'm a wizard!"
Turkish: Sihirli değneğimi görmek ister misin?" "Sihirli bir değneğin mi var, Tom? Gerçekten mi?" "Evet ben bir bir sihirbazım."

 

English: Ali knows a few magic tricks.
Turkish: Ali birkaç sihirli hileler bilir.

English: "This is a magic wand." "Are you sure, Tom? It just looks like a regular stick."
Turkish: "u sihirli bir değnek." Emin misin, Tom? Bu sadece normal bir değneğe benziyor."

English: Ali bought his magic wand at a magic wand shop.
Turkish: Ali sihirli değneğini bir sihirli değnek dükkanından aldı.

English: "You didn't say the magic word." "What magic word?"
Turkish: "Sihirli kelimeyi söylemedin." "Hangi sihirli kelime?"

Magic ingilizcede ne demek, Magic nerede nasıl kullanılır?

Magic ball : Sihirli top. Sihirli küre.

Magic carpet : Yürüyen merdiven şeklindeki basit bir kayak teleferiği. Sihirli halı.

Magic eye : Göz ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı elektronik araçlarda (radyo, ses aygıtı), ayarın tam olarak yapıldığını gözle görülebilecek biçimde belirten aygıt.

Magic formula : Sihirli formül teorisi.

Magic johnson : Abd'li profesyonel basketbolcu. Earvin magic johnson (1959 doğumlu).

The magic circle : Kişisel problemin grupların desteği vasıtasıyla tedavi yöntemi. Büyülü çember. Sihirli çember.

Magic number : Büyülü sayı. Sihirli sayı.

Magic mirror : Sihirli ayna.

Magic lantern : Büyülü fener. Sihirbaz feneri. Projeksiyon makinesi.

Magic wand : Sihirli değnek.

İngilizce Magic Türkçe anlamı, Magic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Enchanted : Afsunlu. Mest.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Deviltries : Afsun. Kötü kalplilik. Kötü niyetlilik. Kontrol edilemeyen muzırlık. Yaramazlık. Şeytanlık. Haylazlık.

Fascination : Büyüleme. Cazibe. Büyüleyicilik. Büyülenme. Büyük merak.

Devilry : Şeytanlık. Huysuzluk. Gaddarlık. Kötülük. Zalimlik. Yaramazlık.

Juggling : Dürüst olmayan amaç için üçkağıtçılık yapma. Aldatıcı izlenim vermek için eşyaları yeniden düzenlemeye çalışma. Faaliyeti bir arada özellikle de güçlükle sürdürmeye çalışma. Hokkabazlık yapma. Jonglörlük. Aynı anda birkaç obje atma ve yakalama. Çeşitli nesneleri arka arkaya dengeli bir biçimde ve doğru bir zamanlama ile hiç düşürmeden atıp tutarak ya da çevirerek gösterilen beceri.

Legerdemain : Aldatmaca. El becerisi. El çabukluğu.

Gramarye : Ölülerle iletişim kurma. Ölüler hakkında öğrenmeye meraklı olma. Ruh çağırarak fala bakma. Ölülerle sözde iletişim kurarak kehanette bulunma.

Magic synonyms : conjury, mojo, sorcery, sorcerous, crescere, jugglery, allurement, acculturation, allude, affection, hocuspocus, thaumaturge, illusionism, conjuration, agression, hermetic, animal magnetism, wizard, acclimatation, cantrips, hocus pocus, magics, sorceries, supernaturalism, fascinations, achievement motive, allurements, aesthetical ideal, all round development of individual, black art, the black art, invocation, charm.

Magic zıt anlamlı kelimeler, Magic kelime anlamı

Natural : Doğal. Normal. Asıl. Hılki. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan. Fıtri. Natürel. Doğuştan. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yapmacıksız.

Magic ingilizce tanımı, definition of Magic

Magic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to the occult powers of nature, and the producing of effects by their agency. A comprehensive name for all of the pretended arts which claim to produce effects by the assistance of supernatural beings, or departed spirits, or by a mastery of secret forces in nature attained by a study of occult science, including enchantment, conjuration, witchcraft, sorcery, necromancy, incantation, etc. Pertaining to the hidden wisdom supposed to be possessed by the Magi.