Magneto türkçesi Magneto nedir

  • Ateşleyici.
  • Çekimli üreteç.
  • Manyeto.
  • Sürekli çekimgüçlü bir göbeğin, bir sargının uçları arasında dönmesi ile elektrik üreten aygıt.

Magneto ingilizcede ne demek, Magneto nerede nasıl kullanılır?

Magneto bell : Manyeto zil.

Magneto bracket : Manyeto mesnedi.

Magneto breaker cam : Manyeto devre kesici kamı. Manyeto kesici kolu.

Magneto coupling : Mıknatıslı kavrama. Manyeto irtibatı.

Magneto distributor : Manyeto distribütörü.

Magneto optic : Manyetooptik.

Magneto resistance : Manyeto rezistans. Sabit bir manyetik alan nedeniyle bir iletkenin direncinin artması. Sabit disklerde depolama kapasitesinin önemli ölçüde genişletilmesini sağlayan bilgi depolama teknolojisi (bilgisayar). Mıknatıssal ekdirenç.

Magneto ignition : Manyetolu ateşleme. Kıvılcım için, birincil çevrimde gerekli erkenin, akımsaklar yerine bir çekimli üreteçten sağlandığı ateşleme dizgesi. Çekimli üreteçli ateşleme.

Flywheel magneto : Volan manyetosu. Kimi ateşlemeli motorlarda göbek mıknatısının düzen teker üzerine bindirilmiş olduğu çekimli üreteç. Düzen teker çekimli üreteci.

Magneto generator : Manyeto jeneratörü.

İngilizce Magneto Türkçe anlamı, Magneto eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magneto ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Exploders : Patlayan şey. Funya. Ateşleme tertibatı. Ateşleme makinesi. Atıcı. Detonatör barut hakkı. Bir patlamaya sebep olan şey. Kapsül.

Exploder : Ateşleme makinesi. Atıcı. Ateşleme tertibatı. Detonatör barut hakkı. Kapsül. Bir patlamaya sebep olan şey. Funya. Patlayan şey.

Igniter : Yemleme barutu. Fünye. Tutuşturucu. Ateşeleme mekanizması. Ateşleme bujisi.

Ignitor : Fünye. Tutuşturucu.

Striker : Horoz (silah). Çalar saat çekici. Çakmak. Bırakımcı. Ofansif oynayan futbolcu. Grevci. Atış yapan oyuncu. Forvet. İleri alan oyuncusu.

Burster : Gözyaşları fışkıran kimse. Radyasyon patlaması boşaltan çinli obje. Kimyasal mühimmatların (kurşun, fişek, bombalar veya mayınlar gibi) içeriğini püskürten patlayıcı şarj. Patlatıcı. Paralama hakkı. Püsküren şey. Fırlayan kimse. Kağıt düzenleyici. Taşkına.

Detonation : Motor vuruntusu. Detonasyon. İnfilak. Patlama. Çok hızlı yanma. Vuruntu. Ateşleme. Patlatma. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması.

Blasters : Saldırıcı. Saldıran. Hasadı lanetleyen büyücü. Patlatman. Patlatmak için kullanılan makine. Püskürtme için kullanılan makine. Patlatma için kullanılan makine. Patlatıcı. Püskürtme için kullanılan makine (örneğin, kum püskürtme aleti).

Magneto synonyms : magnetoelectric machine, magnetos, magnetogenerator, generator, bursters, detonations, firer, firers, blaster, distributor, ignition, ignition system.