Striker türkçesi Striker nedir

  • Ofansif oynayan futbolcu.
  • Atış yapan oyuncu.
  • Grevci.
  • Forvet.
  • Bırakımcı.
  • Çakmak.
  • Vurucu.
  • Horoz (silah).
  • Çalar saat çekici.
  • İleri alan oyuncusu.
  • Ateşleyici.

Striker ile ilgili cümleler

English: Cesar Chavez asked that strikers remain non-violent even though farm owners and their supporters sometimes used violence.
Turkish: Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.

English: Lionel Messi is one of the best strikers in the world. He has scored the most goals ever for Barcelona.
Turkish: Lionel Messi dünyadaki en iyi forvetlerden biridir. O, Barcelona için şimdiye kadar en çok golü attı.

English: The team's best striker scored twenty-three goals last season.
Turkish: Takımın en iyi forveti geçen sezon yirmi üç gol attı.

Striker ingilizcede ne demek, Striker nerede nasıl kullanılır?

Belt striker : Kayış çatalı.

Strikers : Ateşleyici. Forvet. Grevci. Horoz (silah). Vurucu. Bırakımcı. Atış yapan oyuncu. Çakmak. İleri alan oyuncusu. Çalar saat çekici.

Nonstriker : İş bırakmayan kimse. Greve katılmayan işçi. Greve katılmayan işci. Grev yapmayan kimse.

Nonstrikers : İş bırakmayan kimse. Greve katılmayan işci. Grev yapmayan kimse.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

 

Strike a light : Kibrit çakmak.

Strike a bargain : Mutabakata varmak. Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Pazarlığı bağlamak. Sonuca varmak. Anlaşmak (pazarlık). Fiyatta anlaşmak. Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak. Pazarlığı sonuçlandırmak. Uzlaşmak.

Strike a blow : Ağır bir darbe indirmek. Atak yapmak. Saldırı yapmak. Hücum etmek.

Strike a blow for : Destek olmak veya vermek.

Strike a blow against : Bir darbe indirmek.

İngilizce Striker Türkçe anlamı, Striker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Striker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flash : Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi. Çakar (ışıtaç). Parlama. Ani ışık. Işık tutmak. Yakmak. Aydınlatmak. Yıldızı parlamak. Çok hızlı hareket etmek. Yıldırım haber.

Turnout : Katılım (sayısı). Yol ayrımı. Grev. Katılım oranı. Giyiniş tarzı. Katılımcı sayısı. Tali yol. Mahsul. Katılanlar. Kıyafet.

Drive in : Kakmak. İçeri sokmak. Gayret etmek. İçeri girmek.

Carried : Nakletmek. (yapılan bir oylama sonucunda) kabul edildi veya edilmiştir!. Elde etmek. Taşınmış. Sağlamak. Sevketmek. Taşıyıcılık yapmak. Çekmek. Götürmek.

Detonation : Vuruntu. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Ateşleme. İnfilak. Patlatma. Detonasyon. Motor vuruntusu. Çok hızlı yanma.

Exploders : Detonatör barut hakkı. Ateşleme tertibatı. Patlayan şey. Atıcı. Bir patlamaya sebep olan şey. Ateşleme makinesi. Kapsül. Funya.

 

Hitters : Sopa ile vuran oyuncu (spor). Vurucu oyuncu. Vuran kimse veya şey. Vuran. Smaçör.

Shooter : Atıcı. Avcı. Nişancı. Altıpatlar.

Head : Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Örtübaşı. Başlık. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baş. Başkan. Olgunlaşmak. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Başına geçmek (şirket vb). Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar.

Batsmen : Topa vuran oyuncu. İnişte uçağa işaret veren pist görevlisi.

Striker synonyms : mechanical device, blasters, flashed, igniter, shooters, powerhouse, kicker, ignitor, detonations, beater, tongue, hammer, beetled, drive, be aware of, firing pin, cigar lighter, firers, carry, cotton on to, firer, magneto, turnouts, drives, thumper, beetle, clout, nonworker, exploder, blaster, cigarette lighter, cock, beaters.

Striker zıt anlamlı kelimeler, Striker kelime anlamı

Worker : İşçi. Yaratıcı. Personel. Biyoloji, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Sosyete yapan böceklerde üreme yeteneğinde olmayan ve sosyetenin işlerini yapan dişi ve erkek bireyler. Ücretli. Adam. Bağımlı çalışan. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Üretim sürecine bir bedel karşılığında emeğiyle katılan kişi.

Striker ingilizce tanımı, definition of Striker

Striker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically, a blacksmith`s helper who wields the sledge. One who, or that which, strikes.