Strikers türkçesi Strikers nedir

  • Vurucu.
  • Çakmak.
  • Ofansif oynayan futbolcu.
  • Bırakımcı.
  • Forvet.
  • Ateşleyici.
  • Atış yapan oyuncu.
  • Horoz (silah).
  • Grevci.
  • Çalar saat çekici.
  • İleri alan oyuncusu.

Strikers ile ilgili cümleler

English: Cesar Chavez asked that strikers remain non-violent even though farm owners and their supporters sometimes used violence.
Turkish: Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.

English: Lionel Messi is one of the best strikers in the world. He has scored the most goals ever for Barcelona.
Turkish: Lionel Messi dünyadaki en iyi forvetlerden biridir. O, Barcelona için şimdiye kadar en çok golü attı.

Strikers ingilizcede ne demek, Strikers nerede nasıl kullanılır?

Nonstrikers : Grev yapmayan kimse. Greve katılmayan işci. İş bırakmayan kimse.

Belt striker : Kayış çatalı.

Striker : Atış yapan oyuncu. Bırakımcı. Çalar saat çekici. Forvet. İleri alan oyuncusu. Horoz (silah). Grevci. Ateşleyici. Çakmak. Vurucu.

Nonstriker : Greve katılmayan işci. Grev yapmayan kimse. Greve katılmayan işçi. İş bırakmayan kimse.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a cord : Aklına getirmek. Hatırlatmak.

Strike a match : Kibrit çakmak.

Strike a light : Kibrit çakmak.

Strike a snag : Pürüzle karşılaşmak. Engelle karşılaşmak.

 

Strike a note : Etkilemek. En hassas yerinden vurmak.

İngilizce Strikers Türkçe anlamı, Strikers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strikers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shooter : Avcı. Atıcı. Altıpatlar. Nişancı.

Powerhouses : Güç merkezi. Enerjik tip. Daha az donanımlı küçük elektrik fabrikası. En iyi oyuncu. Santral. Elektrik santralı. Etkin güç. Dinamo.

Thumper : Tek silindirli motosiklet. Çarpıcı kimse. Çarpıcı şey. Katil.

Spat : Kısa tozluk. Ağız kavgası. Ağız kavgası etmek. Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Şamar. Atışmak. Dalaşmak. Ağız dalaşı yapmak. Ağız dalaşı.

Flashed : Böbürlenmek. Yakmak. Işık tutmak. Görünüp hızla kaybolmak. Aydınlatmak. Akla gelmek. Parlamak. Atmak (bakış). Yıldızı parlamak.

Be aware of : Agah olmak. Haberdar olmak. Bilgisi olmak. Farkında olmak. Duymak.

Disturb : Düşündürmek. İhlal etmek. Aksatmak. Kaygılandırmak. Huylandırmak. Karıştırmak. Taciz etmek. Üzmek. Rahatsız etmek. Altüst etmek.

Touch : Tamamlayıcı ilave. Etkilemek. Değmek. Kullanmak. Temas. Dokunma duyusu. İle ilgilenmek. Yetmek. Para sızdırmak. Boy ölçüşmek.

Firers : Ateş yakan kimse. Ateş eden kimse. Belirli bir şekilde ateş eden silah (ör. tek tek ateş eden, seri ateş eden). Atıcı. Nişancı. Silahı ateşleyen kimse.

Distributor : Belli bir coğrafi bölgede, imalatçıdan aldığı malları tekrar satan ve imalatçı ile yaptığı sözleşme gereği söz konusu malların dağıtımına ilişkin özel hakları bulunan gerçek veya tüzel kişi. Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı. Sıralayıcı. Ana bayii. Distribütör. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Bayi. Dağıtımcı. Dağıtıcı.

 

Strikers synonyms : butt against, knock against, jar against, strike a chord, bursters, cigar lighter, collide, strike home, spang, fucker, carried, experience, clash, shooters, magnetos, ping, sweep off, drive in, incite, cloud, bottom, motivate, firer, affect, connect, strike a note, prompt, instill, magneto, cotton on to, powerhouse, infect, stir.

Strikers zıt anlamlı kelimeler, Strikers kelime anlamı

Miss : Özlem duymak. Karavana. Bayan (evlenmemiş). Evli olmayan bayan. Kavramamak. Matmazel. Özlemek. Anlamamak. Gözden kaçırmak. Hanım.

Gladden : Sevindirmek. Memnun etmek. Sevinmek. Mutlu etmek.