Flashed türkçesi Flashed nedir

Flashed ile ilgili cümleler

English: Ali flashed his headlights.
Turkish: Ali farlarını yaktı.

Flashed ingilizcede ne demek, Flashed nerede nasıl kullanılır?

Flashed glass : Genellikle bir katı saydam, öteki katı (katları) ise opal, opalimsi ya da renkli olan en az iki katlı cam. Kaplamalı cam.

Flasher : İşaret lambası. Işıkçakar. Teşhirci. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Sinyali açma (ör. bir arabada). Flaşör çakıcı. Çakar söner. Toplum içinde cinsel yerlerini açan kimse. Işıldak. Sinyal.

Flashers : Sinyali açma (ör. bir arabada). Flaşör. Parlayıp sönen sinyal ışığı. İşaret lambası. Toplum içinde cinsel yerlerini açan kimse.

Flashes : Işık tutmak. Görünüp hızla kaybolmak. Yakmak. Böbürlenmek. Yıldızı parlamak. Parlamak. Atmak (bakış). Akla gelmek. Çakmak. Aydınlatmak.

Newsflashes : Son dakika haberi. Önemli haber. Sıcak ve veya veya kısa güncel haber.

Flash bulb : Flaş ampülü. Çok kısa bir süre yanan ancak parlak bir ışık veren ampül (fotograf çekiminde kullanılan). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flaş ampulü. Flaş lambası. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Çakar (ışıtaç).

 

Flash a glance : Bakış atmak. Göz atmak.

Flash back : Bir an geçmişe dönmek. Bir roman veya filmde daha önceden olmuş bir olayın anlatılması. Canlandırmak. Geriye dönüş. Canlı bir anı oluşumu. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş.

Flash burn : Alaz yanığı. Şiddetli ışıma ısısının çok kısa sürede ortaya çıkmaının sebep olduğu yanma (atomik patlama ile oluşan yanma özelliği). Parlama yanığı.

Flash chars : Karakterler yanıp sönsün.

İngilizce Flashed Türkçe anlamı, Flashed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flashed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brightens : Aklamak. Aydınlanmak. Neşelendirmek. Mutlu olmak. Aydınlık olmak. Canlanmak. Parlatmak. Canlılık vermek (bir yere). Canlandırmak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek.

Be in the ascendant : Hükmetmek. Yükselmek. İtibar kazanmak.

Enlighten : Bilgi vermek. Bilgilendirmek. Açıklamak. Açıklığa kavuşturmak. Aydınlığa kavuşturmak. Öğretmek. Tenvir etmek.

Rosy : Umut verici. Gül gibi. Gül rengi. Pembemsi. Al. Bir bayan ismi. Ümit verici. Güllü. Gül şeklinde. Gül biçiminde.

Cleared : Geçmek. Boşaltmak. Kaldırmak. Bilgi vermek. Aklamak. Gümrükten çekmek. Elde etmek. Berraklaşmak. Kapatmak.

 

Cotton on to : Jeton düşmek. Anlamak. (bir şeye) uyanmak. (bir şeyin anlamını vb) kavramak. Dostluk kurmak.

Blow up : İnfilak etmek. Patlak vermek. Büyütmek. Patlamak. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Kopmak (fırtına). Öfkelenmek. Agrandisman yapmak. Çılgına dönmek. Birden kızmak.

Healthy : Demir gibi. Kuvvetli. Sağlam. Yararlı. Sıhhatli. Önemli. Sağlığa yarar. Büyük. Sağlıklı. Sağlığa yararlı.

Dramatize oneself : Kendini gibi göstermek. Havasına girmek.

Flashed synonyms : rosy cheeked, rose cheeked, flash on, burn up, civilize, elucidate, beamed, beams, boast, anneal, blaze, drive in, cauterized, bring to light, clear up, occurring, civilise, civilizing, clarificate, appear, coruscating, coruscate, cauterizing, flourish, be aware of, bragged, flourishes, coruscates, blinked, adjust, enlightens, gasconade, burn out.

Flashed zıt anlamlı kelimeler, Flashed kelime anlamı

Unhealthy : Sağlığı bozuk. Zararlı. Sıhhatsiz. Tehlikeli. Anormal. Hastalıklı. Sağlıksız. Sağlığa zararlı.

Disappear : Görünmez olmak. Yitmek. Gözden kaybolmak. Yok olmak. Unutulup gitmek. Ortadan kaybolmak. Aniden kaybolmak. Ortalıktan kaybolmak. Kaybolmak.