Flash a glance türkçesi Flash a glance nedir

  • Göz atmak.
  • Bakış atmak.

Flash a glance ingilizcede ne demek, Flash a glance nerede nasıl kullanılır?

Flash : Şimşek çakmak. Parlama. Ani ışık. Işık tutmak. Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber. Çarpıcı çekim. Yıldızı parlamak. Yakmak. Görünüp hızla kaybolmak. Böbürlenmek.

A : Miktar belirtir. Bir. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Pek iyi.

Glance : Kısa bakış. Bakış. Bakıvermek. Göz atmak. Parıldamak. Göz gezdirmek. Kısaca bakış. Göz. Bakmak.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flash active window : Etkin pencere yanıp sönsün.

Take a glance : Şöyle bir bakmak.

At a glance : Bir bakışta. Hemen.

Recognition at a glance : İlk bakışta tanıma.

Cast a glance : Şöyle bir bakmak. Bakmak. Dikizlemek. Göz atmak. Bir bakış atmak. Gözetlemek. Bir göz atmak.

Shoot a glance : Göz atmak. Göz gezdirmek.

İngilizce Flash a glance Türkçe anlamı, Flash a glance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flash a glance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Check on : Doğruluğunu araştırmak. Bakmak (kontrol etmek amacıyla). Doğruluğunu kontrol etmek. Kontrol etmek. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Çek etmek. Emin olmak.

 

Give the once over : Çaktırmadan bakmak.

Check up on : Sorgulamak. Gözden geçirmek. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Soruşturmak. Analiz etmek. Kontrol etmek. Sorguya çekmek. Araştırmak.

Flip through : Okuyup geçmek. Sayfaları çevirmek. Göz gezdirmek.

Cast a glance : Bir bakış atmak. Bakmak. Gözetlemek. Şöyle bir bakmak. Dikizlemek. Bir göz atmak.

Glance : Göz gezdirmek. Kısa bakış. Bakıvermek. Kısaca bakış. Göz. Bakış. Parıldamak. Bakmak.

Dipped : Batmak. Elini atmak. Daldırılmış. Dalış yapmak. Eğilmek. Alçalmak. Bandırmak. Eğim yapmak. Banmak. Dalmak.

Glad eye : Göz etme. Kesik atmak. Kuyruğunu sallamak. Kuyruk sallamak. Pas vermek. Yazılmak. Zarflamak. Kesişmek.

Glance at : Göz ucuyla bakmak. Göz gezdirmek. Gözünün ucuyla bakmak. İma.

Give a look : Bakmak.

Flash a glance synonyms : catch a glimpse, dips, dip, give an eye to, dip into, flick through, browse, blink at.