Nişancı nedir, Nişancı ne demek
Nişancı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan.
- Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş

Tarih'teki anlamı:
Padişah divanı üyesi olan yüksek bir görevlinin sanı. (Divanda yasalarla ilgili sorunlar üzerinde açıklamalar yapmak, padişah mektuplarını kaleme almak, vezirlere verilecek menşur ve beratların taslağını hazırlamak, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çekmek gibi işler yapardı.)
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
[Bakınız: Yay]
Osmanlıca Nişancı ne demek? Nişancı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
muvakkî, müfti-i kanun, sahib-i divan-il-inşa, sahib-i kalem-i alâ, tevkici, tevkiî, tuğraî, tuğrakeş, kavis
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Van kenti, Erciş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Nişancı hakkında bilgiler
Nişancı (Osmanlıca: نشانچی), Divan-ı Hümayun'a katılan devlet görevlilerinden biridir. Nişancı, Kalemiye sınıfının başıdır. Nişancı, pâdişâh adına yazılacak fermanlara, beratlara, nâmelere, hükümdârın imzâsı demek olan tuğrayı çekmekle görevlidir. Tuğra, Roma geleneğinin bir devamı olarak, hazırlanan belgelerin başında bulunurdu.
Bununla birlikte nişancının başında bulunduğu işleyiş, yabancı devletlerle olan ilişkilerden, yazışmalardan ve belgelerin tercümesinden sorumluydu. Nişancı kelimesi, Sultan II. Murat devrinde, Arapça Müvekki’nin yerine kullanılmaya başlanmıştır. Nişancı ile çalışanların küttab adıyla anılması ile zamanla nişancı ismi, yerini Reis-ül Küttab'a bırakmıştır. 1836 yılında Hariciye Nezareti kurulana kadar oluşan bu bürokrasi dış ilişkileri kontrol etmiştir.
Nişancı'nın görevi sadece dış ilişkilerle sınırlı değildir. Ayrıca tımarların dağıtılması ve bunların kaydedilmesinden de sorumluydu. Kadıların ve ulemanın görevlendirilmesine ilişkin belgeleri hazırlamak da görevleri arasındaydı.
Nişancıya ilişkin ilk somut bilgilere Fatih Kanunnamesi'nde rastlanmaktadır. Kanunnâme’ye göre, merkezde vezirlik, kâdıaskerlik ve başdefterdârlıktan sonra en yüksek memuriyet nişancılıktı. Tespit edilebilen ilk nişancı, Muhammed Asgarü'l Cezeri'dir.
Nişancı ile ilgili Cümleler
- Ali uzman bir keskin nişancıdır.
- Çatıda keskin nişancı var.
- Ali mükemmel bir nişancıdır.
- O bir keskin nişancıdır.
- Ali iyi bir nişancı.
Nişancı anlamı, tanımı:
Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.
Divan : Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.
Berat : Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
Name : Mektup.
Ferman : Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.
Tuğra : Tura. Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret.
Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
Keskin nişancı : Silahla hedeflediği noktayı ustalıkla vuran kişi.
Kör nişancı : Hedefi rastlantı ile vuran kimse.
Nişancılık : Nişancı olma durumu, tuğrakeşlik.
Keskin nişancılık : Keskin nişancı olma durumu.
Kör nişancılık : Kör nişancı olma durumu.
Kurşun : Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış.
Hedef : Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Yapılması tasarlanan iş, amaç. Nişan alınacak yer, nişangâh.
Vurmak : Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Olumsuz yönde etkilemek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Hızla değmek, çarpmak. Manevi olarak yaralamak. Dokunmak, hasta etmek. Bağlama, ilişkilendirmek. Desteklemek, dayamak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Sürmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. İçki içmek. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Amaçladığı şeye rast getirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Silahla yaralamak, öldürmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Çıkmak. Hızla çarpmak. Kadeh tokuşturmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Uygulamak, basmak, koymak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Duyulmak, hissedilmek.
Ustalık : Beceriklilik, el uzluğu, maharet. Usta olma durumu.
Kazan : Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap.
Antlaşma : İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
Tevkici : Nişancı.
Hüma : Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu.
Diğer dillerde Nişancı anlamı nedir?
İngilizce'de Nişancı ne demek? : n. marksman, shooter, gunner, pistol
Fransızca'da Nişancı : tireur [le]
Almanca'da Nişancı : n. Schütze
Rusça'da Nişancı : n. стрелок (M)

Bu kısımda Nişancı nedir? Nişancı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Nişancı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Nişancı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.