Mainland türkçesi Mainland nedir
- Anakara.
- Ana kara.
- Kara parçası.
- Bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası.
- Ana toprak.
- Kara.
Mainland ile ilgili cümleler
English: We took a ferry from the island to the mainland.
Turkish: Adadan ana karaya bir feribota bindik.
Mainland ingilizcede ne demek, Mainland nerede nasıl kullanılır?
Mainland china : Çin toprakları.
Mainlander : Anayurttan gelen kişi. Ana karanın yerlisi. Anakaralı. Ana karada yaşayan. Kıtanın yerlisi.
Mainlanders : Ana karanın yerlisi. Ana karada yaşayan. Anayurttan gelen kişi. Anakaralı. Kıtanın yerlisi.
Mainlands : Kara parçası. Ana kara. Kara. Ana toprak. Bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası. Anakara.
Mainline : Anayol. Damara şırınga et. Hattı cari. Anahat.
Mainlines : Anayol. Damara şırınga et. Hattı cari. Anahat.
Main beam : Esas kiriş. Uzun hüzme. Uzun far. Ana kiriş. Ana payanda.
Main anode : Ana anot.
Mainlining : Damardan verme. Damardan alma.
Main battle tank : Muharebede kullanılan ana muharebe tankı (orta veya ağır). Ana muharebe tankı. Mbt.
İngilizce Mainland Türkçe anlamı, Mainland eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mainland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bleaks : İnci balığı. Rüzgara açık. Kasvetli. Akkefal. Rüzgar alan. Sevimsiz. Tatlısu sardalyası. Umutsuz. Kötü.
Dry land : Çok az yağmur alan bölge. Kuru bölge. Az yağmurlu alan. Kuru alan. Kurak bölge. Kurak alan.
Black : Uğursuz. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Kasvetli. İs. Siyaha boyamak. Kötü. Pis. Siyah giysi. Siyahi.
Earth : Yeryuvarlağı. Zemin. Yeryüzü. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Topraklama hattı. Hayvan ini. İn. Toprak. Yer. Üzerinde yaşadığımız gezegen.
Ground : Karaya oturtmak. İyileşmek. Yer. Toprak. Topraklamak. (gemi) karaya oturmak. Kırsal toprak. Temel neden. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Uçurtmamak (uçağı).
Land : Toprak. Memleket. Arsa. Alan. Karaya çıkmak. İniş yapmak. Diyar. Karaya indirmek. Arazi.
Darker : Korkutucu. Gizli. Loş. Esrarlı. Kötü. Üzüntülü. Koyu. Işıksız. Kasvetli.
Terra firma : Kara toprak. Yeryüzü. Kuru arazi. Toprak.
Blackest : Koyu. Karalayıcı. Kötü. Pis. Morarmış. Uğursuz. Zenci. Kızgın. Kasvetli.
Gloomiest : Umutsuz. Loş. İç karartıcı. Sıkıcı. Kuruntulu. Kasvetli. Hüzünlü. Hüzün verici. Ümitsiz.
Mainland synonyms : bleaker, bleak, blacked, gloomier, mainlands, bleakest, solid ground, earths, darkest, blacker, continents, continent, gloomy.
Mainland ingilizce tanımı, definition of Mainland
Mainland kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to island, or peninsula. The continent. The principal land.

Bu kısımda Mainland kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mainland ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mainland anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mainland ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.