Males türkçesi Males nedir

Males ile ilgili cümleler

English: A high proportion of crime in any country is perpetrated by young males in their teens and twenties.
Turkish: Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.

English: Monsieur D'Espilly, in the year 1772, calculated the population of France at upwards of 22 millions; namely, 10,562,631 males, and 11,451,726 females; consequently the proportion of females to males was about 14 to 13.
Turkish: Bay D'Espilly, 1772'de Fransa nüfusunun 22 milyondan fazla olduğunu hesapladı; yani 10,562,631 erkek ve 11,451,726 kadın; sonuç olarak kadınların erkeklere oranı yaklaşık 14'e 13'tü.

English: The crocodile, which produces only male young in hotter weather, might die out too because there will be no females to breed.
Turkish: Sıcak havalarda sadece erkek yavru doğuran timsahın da doğuracak dişiler olmayacağı için nesli tükenebilir.

English: Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Turkish: Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.

English: The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.
Turkish: Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır.

 

Males ingilizcede ne demek, Males nerede nasıl kullanılır?

Dismalest : En kederli olanı.

Females : Dişi. Kadın. Kadınlar. Dişi canlı. Kız.

Lamella dermales : Lamella dermales. Tırnağın canlı kısmının corium parietale kesiminde görülen ince yaprakçıklar, lamella koriales.

Tamales : Mısır unu ile kıyma ve kırmızıbiberle yapılan meksika yemeği.

Male and female : Erkek ve dişi. Erkek-dişi.

Male body : Erkek vücudu.

Male costume : Erkek oyuncuların sahne üzerinde giydikleri giysi. Erkek giysisi.

Male chorus : Erkeklerden kurulu koro. Erkekler korosu.

Male fern extract : Erkek eğreltiotu köklerinden çıkarılarak, solucanlara karşı kullanılan, esmer yeşil, özel kokulu, yakıcı ve yapışkan sıvı. (iyi bir şerit düşürücü olmakla birlikte kötü yan etkileri dolayısıyle birçok ülkede kullanılmaz olmuştur.). Eğrelti özütü.

Male child : Erkek çocuk.

İngilizce Males Türkçe anlamı, Males eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Males ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fauna : Bölge hayvanlarının tümü. Fauna. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvanların yaşadığı bölge. Doğay. Hayvanat. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü.

Gentleman : Bey. Hazır yiyici adam. Beyefendi. Efendi. Çelebi. Centilmen. Adam. Kibar kimse. Soylu erkek.

Husbanded : Zevç. Hayat arkadaşı. Eş. İdareli kullanmak. İdare etmek. Efendi. Refik. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Koca.

 

Beast : Sevimsiz kimse. Kaba kimse. Hoş olmayan veya tatsız şey. Hayvan. Çirkin yaratık. Canavar.

Husbanding : Eş. Koca. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. İdare etmek. Hayat arkadaşı. Refik. Zevç. Efendi. İdareli kullanmak.

Manly : Erkek gibi. Erkekçe. Erkeğe yakışan. Erkeksi. Mertlik. Erkeğe yakışır şekilde. Adamsı. Mert. Yiğit.

Gentlewomen : Bey. Kibar kimse. Hazır yiyici adam. Beyefendi. Soylu erkek. Centilmen. Hanımefendi.

Esquires : Adli görevliler veya yüksek rütbeli memurlar için kullanılan bir lakap. Beyefendi. Avukatlık ünvanı. Beyefendi veya bey. Aile isminden sonra gelen nezaket ünvanı veya sıfatı (ingiltere'de bir centilmen olduğu düşünülen kimslerce kullanılır, amerika ve kanada'da hukukçular veya avukatlar tarafından kullanılır). Efendi. Bey. İngiliz aristokrasisinin erkek üyesi. Kavalye.

Steer : Seyretmek. Dümen tutmak. Yol göstermek. Yönetilmek. Dümen kullanmak. İdare etmek. Dümenle yönetmek. İki yaşın üstünde kastre edilmiş erkek sığır. Yönetmek. Haber.

Esquire : Aile isminden sonra gelen nezaket ünvanı veya sıfatı (ingiltere'de bir centilmen olduğu düşünülen kimslerce kullanılır, amerika ve kanada'da hukukçular veya avukatlar tarafından kullanılır). Mektup zarfı üzerine isim ve soyadından sonra kısaltılarak yazılan ve “bay” anlamına gelen bir unvan. Beyefendi veya bey. Adli görevliler veya yüksek rütbeli memurlar için kullanılan bir lakap. Bey. Beyefendi. Efendi. Kavalye. İngiliz aristokrasisinin erkek üyesi.

Males synonyms : young begetting, male horse, priapic, animate being, antheral, gent, sex, masculines, staminate, signor, manlier, colt, sire, mr, bullock, he, phallic, jack, husband, animal, signors, masculine, herr, misters, brute, signore, man, gentlemen, manliest, courageous, sexuality, male pin, sir.

Males zıt anlamlı kelimeler, Males kelime anlamı

Feminine : Kadınsı. Kadın gibi. Dişil. Kadınla ilgili. Dişi erkek. Kadına özgü. Dişil kelime. Kadınımsı. Kadına mahsus. Kadınca.

Androgynous : Hem erkek hem dişi. Erselik. İkicinslikli. Erdişi. İkieşeyli. İki eşeyli. Çift cinsiyetli. Androjen.

Female : Kadınlara ait. Bayan. Dişil. Kız. Dişilere ilişkin. İçi oyuk öğe. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Kadın. Dişi. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma.