Marriage türkçesi Marriage nedir
- Bireylerin bir ev ya da aile birimi kurmalarının toplumca benimsenmiş ve yaptırıma bağlanmış biçimini oluşturan toplumsal kurum.
- Dünya evi.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Evlilik.
- Nikah.
- Teehhül.
- İzdivaç.
- Evlilik bağı.
- Birleşme.
- Evlenme töreni.
- Evlenme.
Marriage ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary have decided to go to a marriage counselor.
Turkish: Ali ve Mary bir evlilik danışmanına gitmeye karar verdiler.
English: Ali and Mary decided to go to marriage counselling.
Turkish: Ali ve Mary evlilik danışmanlığına gitmeye karar verdi.
English: Ali destroyed his marriage by lying to his wife.
Turkish: Ali karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.
English: Ali and Mary kept their marriage a secret.
Turkish: Ali ve Mary evliliklerini bir sır olarak tuttular.
English: Ali's and Mary's marriage began to fall apart.
Turkish: Ali ve Mary'nin evliliği dağılmaya başladı.
Marriage ingilizcede ne demek, Marriage nerede nasıl kullanılır?
Marriage bed : Gerdek yatağı. Gelin yatağı.
Marriage broker : Evlenme tellallı. Çöpçatan. Çöpçatanlık yapan kimse.
Marriage by service : Başlık veremeyecek durumda olan erkeğin, kayınbabasının yanında belirli bir süre iş görme karşılığı kurduğu evlilik. İş evliliği.
Marriage ceremony : Nikah töreni. Düğün.
Marriage certificate : Evlilik cüzdanı. Nikah cüzdanı. Evlenme cüzdanı. Evlenme kağıdı. Evlenme belgesi.
Marriage officer : Evlendirme memuru.
Marriage licence : Evlilik izni. Evlenme ruhsatı. Nikah kağıdı. Evlenme izni. Evlenme ehliyet belgesi.
Marriage expenses : Evlilik masrafları.
Marriage counselor : Evlilik danışmanı.
Marriage of convenience : Formalite evliliği. Anlaşmalı evlilik. Mantık evliliği.
İngilizce Marriage Türkçe anlamı, Marriage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Marriage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Married person : Evli kişi.
Adjunction : Bir şeye ilave. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer). Ek. Katma. Yeni düğüm yaratma. Bitiştirme.
Marital status : Medeni hal. Medeni hali. Medeni durumu. Medeni durum.
Wedlock : Ayak bağı. Evlilik hayatı.
Nuptials : Düğün.
Bigamy : Resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenme. Çok eşlilik. İkieşlilik. İki eşlilik. Bigami. Bir erkeğin iki kadınla ya da bir kadının iki erkekle birlikte yaşadığı evlilik biçimi.
Amalgamation : Karışım. Karışma. Yeni ve daha etkin bir yerel yönetim birimi oluşturmak için, bir kentin bir başka kenti ya da kasabayı içine alması ya da iki ve daha çok sayıdaki kentin bir araya gelmesi. Toplu işletme. Şirketlerin birleşmesi. Karıştırma. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Bütünleştirme.
Marriage contract : Evlenme mukavelesi. Evlilik akdi. Evlenme sözleşmesi. Sözlenme. Evlilik anlaşması. Nişanlanma.
Marital : Zevce ait. Zevci. Karı kocalığa ait. Evlenmeye ait. Evlilikle ilgili. Evliliğe ait.
Officiants : Vaftiz gibi törenleri yöneten din görevlisi. Papaz. Dini törene başkanlık eden kimse.
Marriage synonyms : monandry, monogamousness, sigeh, spousal relationship, inmarriage, open marriage, cuckoldom, family unit, common law marriage, assn, mixed marriage, coalescence, adaptive behavior, association, monogamy, conjugations, married couple, polygamy, endogamy, exogamy, conjugality, wedlocks, espousals, espousal, partner, alliances, sponsal, misalliance, married, connubial, alliance, amalgamations, conjugal.
Marriage zıt anlamlı kelimeler, Marriage kelime anlamı
Endogamy : İçevlilik. Aynı ana babadan meydana gelen gametlerin birleşerek zigotu oluşturması. Aile içi evlilik. Endogami. Evlenecek kimsenin, eşini, üyesi bulunduğu topluluğun içinden seçmesi kuralını temel alan evlilik düzeni. Yalnız aynı boy, köy, oymak ya da başka tür bir toplumsal kümenin üyeleri arasında evlenmelere izin veren aile düzeni. Bir toplumu oluşturan sınıf, kast ya da altkültür birimleriyle boylarda bireylerin, birtakım dinsel büyüsel ve geleneksel nedenlerle, yalnız üyesi bulundukları topluluk içinde evlenmelerini zorunlu kılan evlenme türü. bk. sınıf, altkültür, boy. krş. dışevlilik. İçerden evlenme. İçten evlenme.
Exogamy : Dışardan evlenme. Aile dışından evlilik. Eksogami. Dışevlilik. Dış evlilik. Dışarıdan evlenme. Egzogami.
Separation : Ayrılma. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Ayrılış. Firkat. Boşluk. Ayrı yaşama. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Ayrılık. Aralık.
Marriage ingilizce tanımı, definition of Marriage
Marriage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wedlock. In bézique, penuchle, and similar games at cards, the combination of a king and queen of the same suit. If of the trump suit, it is called a royal marriage. Matrimony. The act of marrying, or the state of being married. Legal union of a man and a woman for life, as husband and wife.

Bu kısımda Marriage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Marriage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Marriage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Marriage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.