Mauves türkçesi Mauves nedir

Mauves ingilizcede ne demek, Mauves nerede nasıl kullanılır?

Mauve : Leylak rengi. Leylak renginde olan.

Mau mau : Yıldırmak.

Mauchly : Bir soyadı. İlk elektronik bilgisayarı yapanlardan biri olan abd'li elektrik mühendisi (eınac olarak bilinen). John mauchly (1907-80).

Maud : Teksas'da (abd) bir şehir. Lord alfred tennyson tarafından yazılan dramatik şiir. Bir soyadı. Bir bayan ismi. İngiltere kraliçesi. Matilda (1102-1167). Oklahoma eyaletinde şehir. Kentucky'de (abd) bir kasaba. İngiltere kralı ı. henry'nin kızı. Oklahoma'da (abd) bir kasaba.

Maude : Bir bayan ismi. Kadın ismi. 1972'den 1978'e kadar haftalık olarak yayınlanan abd'de bir televizyon sit-com'u.

Mauna kea : Hawaii (abd) adasında bulunan uyuyan volkan. Mauna kea volkanı.

Maulstick : Ressam değneği. Ressam dayanma değneği. Ressam çubuğu. El dayamalık.

Mauling : Yaralamak. Dövmek. Hırpalamak. Pençe atarak yaralamak. Ezmek. Tokmak. Berelemek. Çok hırpalamak. Ağaç tokmak. Yarmak.

Maul : Hırpalamak. Çok hırpalamak. Yaralamak. Tokmak. Tırmalamak. Pençe atarak yaralamak. Kaba davranmak. Ağaç tokmak. Parçalamak. Yarmak.

Maugham : İngiliz oyun yazarı ve romancı. William somerset maugham (1874-1965). Bir soyadı.

İngilizce Mauves Türkçe anlamı, Mauves eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mauves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temporalty : Kilisenin dünyevi mülkleri. Laikler. Rahip sınıfından olmayanlar. Dünyevi varlıklar. Papaz dışındaki halk.

Followers : Yandaş. Mürit. Hayran. Takipçiler. Peyk. Takip edenler. Şüreka. Hizmetli. Takipçi. Havari.

Following : Müteakip. Destekçiler türkümü. Taraftarlar. Sonra gelen. Aşağıdaki. Sözü edilen. Taraftarların hepsi. Ertesi. Sonraki. Yandaş grubu.

Mass : Seri. Toplamak. Yığın. Kudas. Bir araya gelmek. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Yığmak. Kilise ayini. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Toplanmak.

React : Karşılık vermek. Aksi yönde hareket etmek. Karşı etki yapmak. Tepkiyle karşılamak. Tepki yapmak. Mukabele etmek. Karşı gelmek. Reaksiyon vermek. Tepki göstermek. -e tepki vermek.

Wonder : Şaşmak. Hayret. Mucizeler yaratan kimse. Dahi. Öğrenmek istemek. Harika. Merak etmek (anlamayı istemek). Mucize. Hayret etmek. Merak.

Hoi polloi : Velvele. Yaygara. Ayak takımı. Ayaktakımı. Avam. Gürültü.

Audience : Seyirci. Huzura kabul. Huzur. Okuyucu veya dinleyici kitlesi. Dinleyiciler. Resmi görüşme. İzleyiciler. (okuyucu veya dinleyici) kitle. Dinleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

The great unwashed : Avam sınıfı. Ayak takımı. Ayaktakımı.

People : Millet. Kimse. Akrabalar. Aile. Milletler. Kişi. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). İnsanlar. Bir kimsenin yakınları. Halk.

 

Mauves synonyms : multitude, grouping, laity, lilac, lilacs, group, respond, mauve.

Mauves zıt anlamlı kelimeler, Mauves kelime anlamı

Clergy : Ruhban sınıfı. Ruhban. Rahip. Rahipler. Rahip sınıfı. Rahipler sınıfı. Papazlar.

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez.