Leylak nedir, Leylak ne demek

Leylak; bir bitki bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Leylak" ile ilgili cümleler

  • "Bahar yağmuru ancak morsalkımlarla leylakların açtığı bir memlekette çekilebilir." - R. H. Karay
  • "En fazla leylak ağaçlarını seviyordum, hele biri boyuma yakın olanı, âdeta ikinci odamdı." - E. Işınsu

Biyoloji'deki anlamı:

Zeytingiller (Oleaceae) familyasından, ağaççık formunda, parlak yeşil yapraklı, üzüm salkımı şeklinde mor, mavi, pembe ve beyaz renkli çiçekli, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, hoş kokulu bir bitki türü.

Yerel Türkçe anlamı:

Leylek.

İngilizce'de Leylak ne demek? Leylak ingilizcesi nedir?:

liliac

Leylak hakkında bilgiler

Leylak, zeytingiller (Oleaceae) familyasından, 20'ye yakın türü bulunan, bahçe ve parkların süslenmesinde çok kullanılan soğuklara oldukça dayanıklı ağaççıkların ortak adı.

3-4 metre boylanabilir. Avrupa ve Asya'da yetişen salkım biçiminde güzel kokulu çiçekler açan leylak cinsi üyeleri, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilirler. Yaprakları parlak yeşil renkte, kenarları düz ve kalp şeklindedir. Bir yıllık dalları üzerinde bulunan çiçekleri bahçe süslemesinde kullanıldığı gibi kesme çiçekçiliktede kullanılır. Çeşitli melezlemelerle yalınkat veya katmerli, beyaz, pembe, kırmızı, açık ve koyu mor, ebruli, krem renginde çiçekler açan pek çok türü elde edilmiştir.

 

Leylak ile ilgili Cümleler

  • Leylaklar önümüzdeki ay çiçek açacak.
  • Leylak rengi ismini leylak çiçeğinden aldı.
  • Biz leylakları görmek için birkaç hafta beklemeliyiz.

Leylak tanımı, anlamı:

Zeytin : Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea).

Yaprak : Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü.

Ağaççık : Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

Beyaz : Beyaz zehir. Beyaz ırktan olan kimse. Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü.

Pembe : Beyaza biraz kırmızı karıştırılmasıyla oluşan açık renk. Bu renkte olan.

Renk : Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik.

 

Kokulu : Kokusu olan.

Çiçek : İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Leylak rengi : Leylak çiçeğinin rengi, leylaki. Bu renkte olan.

Çin leylağı : Tespih ağacı.

Hint leylağı : Oya ağacı.

Karşılık : Cevap, yanıt. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele.

Koni : Bu biçiminde olan. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Eflatun : Bu renkte olan. Açık mor renk.

Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.

Yakın : Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Uzak olmayan yer. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.

Leylak ağacı : (botanik)

Leylak güvesi : Tırtıl çağında leylâk yapraklarını kemirerek çirkinleştiren ince kelebek.

Leylaki : Leylak rengi. sf. Bu renkte olan. İlgili cümle: "“Erguvan göklerin altında sular leylaki.”" F. N. Çamlıbel.

Diğer dillerde Leylak anlamı nedir?

İngilizce'de Leylak ne demek? : n. lilac, syringa

Fransızca'da Leylak : lilas [le]

Almanca'da Leylak : n. Flieder

adj. lila

Rusça'da Leylak : n. сирень (F)