Pembe nedir, Pembe ne demek
Pembe; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Beyaza biraz kırmızı karıştırılmasıyla oluşan açık renk

- Bu renkte olan.
"Pembe" ile ilgili cümleler
- "Dantele ve pembeye olan düşkünlüğünü ise mintanında yansıttı." - L. Tekin
Yerel Türkçe anlamı:
( Pembe isminin anlamı, Pembe ne demek: Kız ismi olarak; Beyaz ile kırmızının karışmasından oluşan açık renk. Pembe, kırmızı ve beyaz renklerin karıştırılmasından oluşan bir renktir. Pembe renginin hex değeri "#FFCBDB", RGB değeri "255, 203, 219" ve CMYK değeri "0, 63, 52, 0" dır. Farsça pamuk, pamuk çiçeği anlamındaki "penbe" ünsüz benzeşmesiyle (n-m değişimi) pembe biçimini almıştır. Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz zehir. Bu renkte olan. Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan. Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık. Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik. Pembe dizi : Aşk, nefret, entrika ve trajedi konularının işlendiği, olayları yavaş ilerleyen, uzun süreli televizyon dizisi. Pembegemre : Genellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen, taneleri iri, kalın kabuklu, salkımı konik biçimde olan bir tür üzüm. Pembekurt : Pamuk ve bamya tarlalarında zarara yol açan kırmızımsı tırtıl. Pembe yakalı : Üretim sürecine bedensel gücüyle katılan kadın işçi. Açık pembe : Bu renkte olan. Pembenin bir veya birkaç ton açığı. Koyu pembe : Bu renkte olan. Pembenin bir veya birkaç ton koyusu. Tozpembe : Açık pembe renk. Bu renkte olan. Çingene pembesi : Göz alıcı pembe renk. Bu renkte olan. Şafak pembesi : Güneşin doğduğu anda görülen pembelik. Bu renkte olan. Pembeleşme : Pembeleşmek işi. Pembeleşmek : Pembe bir renk almak. Pembeleştirme : Pembeleştirmek işi. Pembeleştirmek : Pembe bir duruma getirmek. Pembelik : Pembe renginde olma. Pembemsi : Rengi pembeyi andıran, pembeye benzeyen, pembemtırak. Pembemtırak : Pembemsi. Pembezar : Bu bezden yapılan. Genellikle gömlek yapımında kullanılan bir tür ince ve yumuşak bez. Bira : Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu. Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Farsça : İran devletinin resmî dili, Acemce. Bu dille yazılmış olan. Pamuk : Bu tellerin işlenmiş biçimi. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. Ünsüz : Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ses, sessiz, sessiz harf, konson, konsonant. Ünü olmayan, şöhretsiz. Benzeşme : Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi. Değişim : Rüzgârın yön değiştirmesi. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Pembe diş hastalığı : Eritropoetik protoporfiri. Pembe göğüslü ötleğen : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının ötleğengiller (Sylviidae) familyasından, 13.5 cm kadar boyda, başlarının rengi donuk ve siyah, göğüs bölgesi kırmızımsı, gövde altının art tarafı grimsi beyaz olan, seyrek çalılık ve bahçelerde yaşayan, böceklerle beslenen, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yazın kuluçkaya yatan göçmen bir tür. Pembe göz hastalığı : Sığırların bulaşıcı keratokonjunktivitisi. Pembe kurt : Yılda birkaç kuşak üreyerek, pamuk ve bamya tarlalarında büyük yıkımlara yol açan, kırmızımsı tırtıl. Pembe maymun : Maymunlar (Primates) takımının, ipek tüylü maymungiller (Callithrichidae) familyasından, 27 cm kadar uzunlukta, 34 cm kadar sarılmaya elverişli olmayan bir kuyrukları olan, başının çevresinde uzun pembe tüyler bulunan, Brezilya' da yaşayan bir tür. Tamarin. (karşılık: tamarin Leontocehus rosalia): Maymunlar (Primates) takımının ipek-tüylü-maymungiller (Callithrichidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 27, kuyruğu 34 cm. İpek gibi olan pembe tüyleri başının çevresinde uzun olur. Uzun kuyrukları olup sarılmaya elverişli değildir. Soyu tükenmektedir. Brezilyada yaşar. Pembe pireotu : Tozu serpme toz olarak dış parazitlere karşı kullanılan bileşikgiller familyasından bir bitki. Pembe salmon : Kemikli balıklardan, alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından, boyları 50 cm, ağırlıkları 5 kg olabilen, Kuzey Amerikayla Asyanın büyük nehirlerinde bulunan, yumurtlamak için tatlı sulara göç eden bir tür. Pembe sığırcık : [Bakınız: ala sığırcık] (zooloji) (Pastor roseus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının sığırcıkgiller (Sturnidae) familyasından birkuş türü. Uzunluğu 21 cm. Başı, kanatları ve kuyruğu kara, öteki bölgeleri pembedir. Erkeğin tepeliği vardır. Ön Asya ve Balkanlarda steplerde yaşar. Pembe tepeli çalı kuşu : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, çalı kuşugiller (Regulidae) familyasından, erkeğinin tepesinde parlak krrmızı bir taç bulunan, çok güzel öten, Amerika'da yaşayan bir tür. Pembe-tepeli çalı kuşu : (Regulus calendula), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının çalıkuşugiller (Regulidae) familyasından bir kuş türü. Erkeğin tepesinde parlak pembe-kırmızı bir taç vardır. Çok güzel öter. Amerikada yaşar. İngilizce'de Pembe ne demek? : adj. pink, rose, rose colored, rose coloured [Brit.], rosy, rose pink, garnet n. pink, rose color, carnation pref. rhodo Fransızca'da Pembe : rose Almanca'da Pembe : adj. rosa, rosarot, rosenrot, rosig Rusça'da Pembe : adj. розовый, румяныйPembe hakkında bilgiler
Pembe ile ilgili Cümleler
Pembe anlamı, tanımı:
Diğer dillerde Pembe anlamı nedir?

Bu kısımda Pembe nedir? Pembe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pembe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pembe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.