Liliac türkçesi Liliac nedir

  • Leylak.
  • Zeytingiller (oleaceae) familyasından, ağaççık formunda, parlak yeşil yapraklı, üzüm salkımı şeklinde mor, mavi, pembe ve beyaz renkli çiçekli, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, hoş kokulu bir bitki türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Liliac ingilizcede ne demek, Liliac nerede nasıl kullanılır?

Liliaceous : Zambakgillere ait.

Lilies : Zambaklar. Zambak.

Sea lilies : Denizlaleleri. Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları bir sap ile buna bağlı kollardan yapılmış bir çiçek gibi olan, kendilerini saplarıyla bağlayan, bazıları sapsız olan ve serbest yüzen, toplu halde yaşayan, sarı, kırmızı, yeşil, ak, esmer renkli olabilen, yenilenme yetenekleri yüksek, paleozoik devrinde yaşamış pek çok fosilleri bulunan, antedon (antedon), komatula (comatula) cinsleri iyi bilinen bir sınıf. Deniz lalesi.

Daylilies : Sadece bir gün solmadan duran renkli çiçekleri olan zambak. Güngüzeli çiçeği. Sarı zambak. Gün güzeli. Gün güzeli çiçeği.

Galili : Soyadı.

Millilitres : Binde bir litre. Mililitre.

Lilac turkey : Lilac hindisi. Gümüş mavi-kırmızı benekli olan, kanatları beyaz, kuyruğunda beyaz renkler üzerinde kırmızı bantlar bulunan bir hindi ırkı.

 

Milliliter : Mililitre. Binde bir litre.

Lilac : Leylak rengindeki. Leylak rengi. Lila. Açık mor. Leylak. Eflatun.

Lilaca : Leylak.

İngilizce Liliac Türkçe anlamı, Liliac eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liliac ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Shrub : Funda. Ağaççık. Alkollü meyve şurubu. Çepel. Bodur ağaç. Çalı. Şurup. Ağaçsı. Şarap.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Liliac synonyms : syringa josikaea, syringa emodi, syringa amurensis japonica, syringa villosa, syringa josikea, japanese lilac, syringa persica, japanese tree lilac, common lilac, hungarian lilac, syringa vulgaris, genus syringa, syringa reticulata, persian lilac, himalayan lilac, lilac, acacia, lilaca, abramis zone, lilacs, abiotic environment, bush, abo blood groups system, aardvarks, syringa, abductor muscle, a site.

Liliac zıt anlamlı kelimeler, Liliac kelime anlamı

Achromatic : Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen.

Parental : Ebeveynle ilgili. Ebeveyne ait. Ana baba olarak. Ana babaya ait. Ana ya da babaya ait. Ana ve babaya ait.