Lilies türkçesi Lilies nedir

Lilies ile ilgili cümleler

English: These lilies smell lovely.
Turkish: Bu zambaklar güzel kokuyor.

English: There were lilies planted in front of the house.
Turkish: Evin önünde ekili laleler vardı.

English: I like flowers such as roses and lilies.
Turkish: Gül ve zambak gibi çiçekleri severim.

English: A smell of lilies filled the room.
Turkish: Zambakların kokusu odayı doldurdu.

English: The lilies of the valley will flower soon.
Turkish: İnci çiçekleri yakında açacak.

Lilies ingilizcede ne demek, Lilies nerede nasıl kullanılır?

Sea lilies : Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları bir sap ile buna bağlı kollardan yapılmış bir çiçek gibi olan, kendilerini saplarıyla bağlayan, bazıları sapsız olan ve serbest yüzen, toplu halde yaşayan, sarı, kırmızı, yeşil, ak, esmer renkli olabilen, yenilenme yetenekleri yüksek, paleozoik devrinde yaşamış pek çok fosilleri bulunan, antedon (antedon), komatula (comatula) cinsleri iyi bilinen bir sınıf. Deniz lalesi. Denizlaleleri.

Daylilies : Gün güzeli çiçeği. Güngüzeli çiçeği. Sadece bir gün solmadan duran renkli çiçekleri olan zambak. Gün güzeli. Sarı zambak.

 

Liliac : Zeytingiller (oleaceae) familyasından, ağaççık formunda, parlak yeşil yapraklı, üzüm salkımı şeklinde mor, mavi, pembe ve beyaz renkli çiçekli, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, hoş kokulu bir bitki türü. Leylak.

Liliaceous : Zambakgillere ait.

Galili : Soyadı.

Lilacs : Leylak. Açık mor. Leylak rengindeki. Lila. Leylak rengi. Eflatun.

Millilitres : Mililitre. Binde bir litre.

Melilite : Melilit.

Millilitre : Mililitre. Binde bir litre.

Lilac turkey : Lilac hindisi. Gümüş mavi-kırmızı benekli olan, kanatları beyaz, kuyruğunda beyaz renkler üzerinde kırmızı bantlar bulunan bir hindi ırkı.

İngilizce Lilies Türkçe anlamı, Lilies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lilies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bilge : Şişmek. Karina. Saçmalık. Sintine. Sintine suyu. Zırva. Aptalca konuşma. Herze. Fıçı karnı. Şiş.

Lily : Alçak. Tertemiz. Zambakgiller (liliaceae) familyasından, sarı, beyaz, kırmızı ya da pembe çiçekli, soğanlı, çok yıllık otsu, türkiye'de 6 türü bulunan lilium türlerine verilen ad. Lekesiz. Nazik. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Surroundings : Ortalık. Çevre halkı. Civar. Çevre. Muhit. Dolay. Etraf. Etraftakiler.

Fleur de lis : Zambak şeklinde arma. Süsen çiçeği.

Environment : Vasat. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Etraf. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Mekan. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Muhit. Ortam.

 

Nerium oleander : Ağıağacı. Güzel kokulu çiçekleri olan zehirli tropikal çalı türü. Ağı çalışı. Zıkkım ağacı. Ağlı ağacı. Ağı ağacı. Zakkum.

Lilies synonyms : wood lily.

Lilies zıt anlamlı kelimeler, Lilies kelime anlamı

Nonalignment : Bloksusluk. Bir dünya gücüyle müttefik olmama durumu. Bağlantısızlık.