Meantimes türkçesi Meantimes nedir

  • Bütün bunlar olup biterken.
  • Bu arada.
  • Bu süre içerisinde.
  • Bu esnada.
  • Bu süre içinde.
  • Ara.
  • Süre zarfı.
  • İken.
  • Tüm bunlar olurken.

Meantimes ingilizcede ne demek, Meantimes nerede nasıl kullanılır?

Meantime between failures : Arızalar arası ortalama zaman.

In the meantime : Bu sırada. Bu süre içinde bununla birlikte. Bu esnada. İken. Bir taraftan da. Bu arada. Bu süre içerisinde. Bunlar olduğu sırada. Bu süre içinde. Bununla birlikte.

Meantime : Süre. Bu arada. Bu süre içinde. Zaman. Bu süre içerisinde. Tüm bunlar olurken. İken. Bütün bunlar olup biterken. Süre zarfı. Ara.

Be meant for : -e ait olmak. İçin olmak.

Well meant : İyi niyetli. İyi niyetle yapılmış.

Meant : Kastetmek. Demek istemek. Tasarlamak. Demeye gelmek. Kastedilen. İfade etmek. Anlamına gelen. Niyet etmek. Anlamına gelmek. Demek olmak.

Permeant : Geçirgen. Geçen. Geçirgen olma eğiliminde. Geçebilen.

Unmeant : İstenmeden yapılmış. Kastedilmemiş. Kasıtsız.

İngilizce Meantimes Türkçe anlamı, Meantimes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meantimes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interim : Geçici şey. Fasıla. Muvakkat bilanço. Boşluk. Aralık. Geçici. Muvakkat. Muvakkat rapor.

Unit of time : Birim süre. Birim zaman. Tekrar edilen gök olaylarına dayanılarak seçilen zaman aralığı: güneş günü, yıldız günü, ortalama gün gibi. Zaman birimi.

 

As : Çünkü. Dahi. Madem. -e rağmen. Diği gibi. Karşın. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Ki. Gibi.

What time : Ne zaman. Ne vakit.

Meanwhile : O sıralarda. Bu sürede. Aynı anda. Bu sırada. Tam bu sırada.

Abscissions : Yaprak ve meyve dökülmesi. Kesme. Absisyon. Fasıla. Ani son. Kesilme.

Lag : Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Gecikmek. Geri kalmak. Gerileme. Gecikme. Geri. Oyalanmak. Duraklamak. Geride olma. Yalıtım malzemesi ile kaplamak.

In the meantime : Bununla birlikte. Bu süre içinde bununla birlikte. Bir taraftan da. Bu sırada. Bir yandan da. Bunlar olduğu sırada.

Dec : Onluk. Aralık.

Comma : Binlik ayracı. Koma. Virgül. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı.

Meantimes synonyms : in the mean time, incidently, whereas, in the meanwhile, chasms, breather, breathers, breathing space, discontinuances, among other things, even as, while, discontinuation, mean solar time, chasm, time interval, for the time being, break, when, whilst, in passing, during, at this time, cessation, interval, meantime, the while, inter alia, by the by, time unit, by the bye, cessations, by the way.