Measle türkçesi Measle nedir

  • Cüzamlı (kimse).
  • Toplum dışına itilmiş (kimse).

Measle ile ilgili cümleler

English: Love is like the measles. We all have to go through it.
Turkish: Aşk kızamık gibidir. Hepimiz ona katlanmak zorundayız.

English: He had three-day measles the other day.
Turkish: Geçenlerde kızamık oldu.

English: Ali has the measles.
Turkish: Ali kızamık çıkardı.

English: She has the measles.
Turkish: O kızamık oldu.

English: The measles virus is very contagious.
Turkish: Kızamık virüsü çok bulaşıcıdır.

Measle ingilizcede ne demek, Measle nerede nasıl kullanılır?

Measles : Kızamık. Kızamık hastalığı. Kızamık (medikal tıp terimi).

Measles vaccine : Kızamık aşısı.

Catch measles : Kızamığa yakalanmak. Kızamık olmak.

German measles : Kızamıkçık (medikal tıp terimi). Kızamıkçık. Kızamıkcık. Alman domuzu.

German measles vaccine : Alman kızamık aşısı. Alman kızamığına neden olan virüse karşı koruyan aşı.

Measurable : Ölçüye gelen doğabilimsel büyüklük. Ölçümsel. Ölçülebilen. Ölçülebilir. Ölçülür. Sınırlı. Ölçülü.

Measliest : Cimri. Değersiz. Kızamıklı. Adi.

Measurable space : Ölçülebilir uzay. Ölçüm uzayı.

Measly : Kızamıklı. Önemsiz. Sıradan. Cimri. Adi. Değersiz.

Measlier : Adi. Kızamıklı. Cimri. Değersiz.

 

İngilizce Measle Türkçe anlamı, Measle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Measle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give up : Teslim etmek. Ümitsizliğe düşmek. İstifa etmek. Bırakmak. Ele vermek. Vazgeçmek. Adamak. Yarıda bırakmak. Umudunu kesmek. Terk etmek.

Calliper : Kaliper. Kompas. Kumpas. Fren kaliperi. Çap ölçer. Kalınlık ölçer. Kalınlık veya çapı ölçen cihaz. Zarar görmüş veya kırılmış bir ayak için metal destek.

Break : Kırılma. Açmak. İflas etmek. Mola. (ses) gitmek veya kısılmak. Batırmak. Bitmek. Kırmak. Çiğnemek. Daha iyi yapmak.

Shut off : Kapatmak (ışık veya gaz veya makine vb'ni). Rakibin oyun düzenini bozma. Ayırmak. Tecrit etmek. Kapanmak (ışık veya makine vb). Motorun çalışmasını durdurmak. Durdurmak. Kapatmak. Kapamak. Kesmek.

Determine : Karara bağlanmak. Kararlaştırmak. Sabitleştirmek. Karar vermek. Amaçlamak. Karara varmak. Saptamak. Belirlemek. Karara bağlamak. Neden olmak.

Cheese : Peynir. Meyve konservesi. Doğru. Çapraz bobin. Peynir kalıbı. Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı. Ebegümeci.

Close off : Hesabı kapatmak.

Lay off : Vazgeçmek. Kesmek. Ertelemek. Geçici olarak uzaklaştırmak. Ara vermek. Bitmek. Kovmak. Bırakmak. Geçici olarak yol vermek (işçiye).

Discontinue : Bitmek. Sona ermek. Durmak. Arkası kesilmek. Ara vermek. Kesmek. Bırakmak. Vazgeçmek. Kullanımdan kalkmak. Durdurmak.

Call it quits : Fit olmak.

Measle synonyms : mensurate, pull the plug, make up one's mind, call it a day, decide, leave off, triangulate, shoot, withdraw, drop, knock off, measure out, calibrate, stop, retire, sign off, quit, caliper.

 

Measle zıt anlamlı kelimeler, Measle kelime anlamı

Continue : Olagelmek. Devam ettirmek. Ertelemek. Dayanmak. Sürmek. Devam etmek. İdame etmek. Uzamak. Devamı gelmek. Uzatmak.

Criticize : Tenkit etmek. Kusur bulmak. Yermek. Ayıplamak. Eleştirmek. Eleştiri getirmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri yöneltmek. Kritik etmek. Kritiğini yapmak.

Measle ingilizce tanımı, definition of Measle

Measle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A leper. A tapeworm larva. See 2d Measles.