Mechanic türkçesi Mechanic nedir
- Araba tamircisi.
- Makineli.
- Makinist.
- Mekanikçi.
- Makineci.
- Motor tamircisi.
- Tamirci.
- Teknisyen.
- Çarkçı.
- Makine işçisi.
Mechanic ile ilgili cümleler
English: Ali is a mechanic.
Turkish: Ali bir araba tamircisi.
English: The mechanic assembled the engine.
Turkish: Usta motoru topladı.
English: Ali found a job as a mechanic.
Turkish: Ali bir tamirci olarak bir iş buldu.
English: After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
Turkish: Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.
English: The mechanic said the repair would not take long.
Turkish: Tamirci onarımın uzun sürmeyeceğini söyledi.
Mechanic ingilizcede ne demek, Mechanic nerede nasıl kullanılır?
Mechanic hemolytic anemia : Mekanik hemolitik anemi. Mikroanjiyopatik hemolitik anemi.
Mechanic respirator : Solunum anestezi sırasında istenilen sıklıkta sürdürülmesini sağlayan cihaz, ventilatör. Kontrollü solunum cihazı.
Air mechanic : Uçak makinisti.
Automobile mechanic : Araba tamircisi. Araba tamir servisi sağlayan kimse. Otomobil tamircisi.
Can you send a mechanic : Tamirci yollar mısınız.
Mechanical ability : Mekanik yetenek. Bireyin el araçları ve makineler ile uğraşma, bunlara ilişkin sorunları çözme konusunda gösterdiği ya da geliştirdiği yetenek.
Master mechanic : Baş makinist. Makine ustası.
Flight mechanic : Uçuş teknisyeni.
Mechanical analysis : Mekanik analiz. Mekaniksel analiz. Elekten geçirerek, taneleri boylarına göre ayırma. Tane ölçümü.
Mechanical advantage : İşleysel yararlılık. Bir işlergenin kaldırdığı yükün ya da yendiği direncin uyguladığı kuvvete oranı. Kuvvet kazancı. Mekanik avantaj.
İngilizce Mechanic Türkçe anlamı, Mechanic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mechanic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Operator : Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa dna dizisi. Herhangi bir işlemde, işlenenler üzerinde yapılması öngörülen işi tanımlayan özel damga, damga dizgisi vb. göstergeler, örn. | + | /| *| ** aritmetiksel, and | or | not mantıksal işleçler olarak kullanılır. Kullanan. Nicemsel işleybilimde yerlemler, devinirlik, erke gibi doğabilimsel nicelikler üzerindeki işlemleri gösteren simge. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. İşletmen. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işık görevlisi. Işıklama düzeninde çalışan yardımcı görevli. ışığın hazırlanmasından, aygıtların bakımından ve korunmasından sorumludur. Telsizci.
Knife grinder : Bıçak taşlayıcı. Bileyici. Bıçak bileyici. Bileği taşı.
Mechanical : İşleybilimle ilgili olan. Makineyle ilgili. İşletsel. Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Mihaniki. Otomatik. İşleysel. Makine ile yapılan. Mekaniksel.
Techies : Teknoloji kurdu. Belli bir alanda ustalaşmış teknisyen.
Tinkering : Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri). Kurcalamak. Oynamak. Lehimci. Tamir etmek. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Tamirci (kötü). Üstünkörü tamir etmek. Bir şeyi düzeltmeye çalışmak.
Machine gun : Makineli tüfek. Makineli tabanca. Makinalı tüfek. Mitralyöz.
Artisan : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Usta. Sanatkar. Zanaatçı. Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi. Esnaf. Zanaatla uğraşan kişi. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi. Sanatçı. Zanaatkar.
Drivers : Arabacı. Hayvan güden kimse. Şoför. Golfte ağaç sopa. Sert yönetici. Sürücü.
Wrecker : Enkaz temizleyici. Enkaz toplayıcı. Kurtarıcı. Hurdacı. Çekici (amerikan ingilizcesi). Yıkmacı. Gemi batıran yağmacı. Enkaz çıkarıcı. Yıkıcı.
Projectionist : Gösterimci. Projeksiyoncu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema makinisti. Projeksiyocu. Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse.
Mechanic synonyms : shop mechanic, service man, auto mechanic, grease monkey, technicians, artificer, craftsman, mechanicals, wheelwright, repairmen, engineer, engine driver, fixers, engineers, servicemen, techie, motor driven, car mechanic, automobile mechanic, operative, mender, motorman, operators, machinist, wheelwrights, greasers, engineman, tinkered, machinists, hodman, greaser, mechanist, journeyman.
Mechanic zıt anlamlı kelimeler, Mechanic kelime anlamı
Nonmechanical : Mekanik olmayan. Makinelerden anlamayan. Otomatik olmayan. Makineler aracılığı ile gerçekleştirilmeyen.
Mechanic ingilizce tanımı, definition of Mechanic
Mechanic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to mechanics. Having to do with the application of the laws of motion in the art of constructing or making things. Mechanical. The art of the application of the laws of motion or force to construction. As, the mechanic arts.

Bu kısımda Mechanic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mechanic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mechanic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mechanic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.