Tinkering türkçesi Tinkering nedir

  • Kurcalamak.
  • Tamirci.
  • Bir şeyi düzeltmeye çalışmak.
  • Tamirci (kötü).
  • Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak.
  • Üstünkörü tamir etmek.
  • Lehimci.
  • Oynamak.
  • Tamir etmek.
  • Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri).

Tinkering ingilizcede ne demek, Tinkering nerede nasıl kullanılır?

Tinker up : Onarmak. Tamir etmek.

Tinker with : Düzeltmeye çalışmak. Tamir etmeye çalışmak. Ellemek. Kurcalamak (tamir veya düzeltme amacıyla).

Tinker with details : Küçük detaylara angaje olmak. Detaylarla ilgilenmek.

Have a tinker at : Üstünkörü çalışmak.

Tinker : Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri). Tamircilik. Tamirci. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Lehimci. Tenekeci. Kurcalamak. Bir şeyi düzeltmeye çalışmak. Tamirci (kötü). Üstünkörü tamir etmek.

Tinkerers : Aylak aylak gezen kimse. Nesnelerle yama yapan kötü tamirci.

Tinkerer : Nesnelerle yama yapan kötü tamirci. Aylak aylak gezen kimse.

Tinkered : Lehimci. Oynamak. Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri). Tamirci (kötü). Bir şeyi düzeltmeye çalışmak. Kurcalamak. Tamirci. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Tamir etmek. Üstünkörü tamir etmek.

Stinkers : Gıcık. Kötü koku. İğrenç şey. Sinir bozucu tip. Leş gibi kokan kimse. Zor şey. Pis kokan şey. Çok kalitesiz şey. İğrenç kokan kimse. Kötü kokan.

 

Tinkers : Tenekeci. Tamirci (kötü). Tamircilik.

İngilizce Tinkering Türkçe anlamı, Tinkering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinkering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doing up : Fermuarını çekmek. Bağlamak. Paketlemek. İliklemek. Yormak. Güzelleştirmek. Sarmak.

Irritates : Öfkelendirmek. Kızdırmak. İrite etmek. Tahrik etmek. Sinir etmek. Gıcık etmek. Kaşındırmak. İptal etmek. Azdırmak.

Fix : Onarmak. Düzeltmek. Güç durum. Tespit etmek. Oturtmak. Gözünü ayırmamak. Uyuşturucu iğne. Yerleştirmek.

Monkey : Maymun. Yaramaz çocuk. Afacan.

Squabble : Çekişmek. Atışmak. Ağız kavgası. Hırgür. Takışmak. Ağız kavgası etmek. Ağız kavgası yapmak. Ağız kavgasına tutuşmak. Didişmek. Ağız dalaşı.

Quarrel : Atışmak. Çekişmek. Bozuşmak. Çekişme. Tartışmak. Kapışmak. Küsmek. Anlaşmazlık. Münakaşa.

Fixes : Eroin dozu. Tespit etmek. Aşırı doz. Uyuşturucu iğne. Güç durum. Oturtmak. Çıkmaz. Onarmak. Düzeltmek. Ayar çekmek.

Dance : Dans müziği. Eğlence. Dans etmek. Dans ettirmek. Oyun. Danslı toplantı. Balo. Sıçramak. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu.

Tinker : Tamircilik. Tenekeci.

Tinkering synonyms : musical performance, monkeys, dally with, mended, position, budging, daff, positioning, poked, servicemen, solderer, placement, monkeyed, repairer, words, done up, disport, mender, fuss, cavorted, tiff, overhaul, act, tinsmiths, dustup, go into, bicker, fixer, spat, maintenance man, do over, fiddle with, emplacement.

 

Tinkering zıt anlamlı kelimeler, Tinkering kelime anlamı

Permissive : İzin verici. Müsamahakar. İzin veren. Seçmeli. Hoşgörülü. Aşırı hoşgörülü. Fazla müsamahakar. Serbest. İsteğe bağlı. Liberal.

Tinkering antonyms : unreverberant.

Tinkering ingilizce tanımı, definition of Tinkering

Tinkering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or work of a tinker.