Fixes türkçesi Fixes nedir

Fixes ile ilgili cümleler

English: There are no quick fixes.
Turkish: Hızlı onarımlar yok.

English: Ali fixes things.
Turkish: Ali şeyleri onarır.

English: My father fixes broken chairs.
Turkish: Babam kırık sandalyeleri onarıyor.

English: There are no quick fixes for this problem.
Turkish: Bu sorun için kestirme çözümler yok.

Fixes ingilizcede ne demek, Fixes nerede nasıl kullanılır?

Affixes : Yapıştırmak (pul). İliştirmek. Basmak (damga). Atmak (imza). Eklemek. Takmak.

Crucifixes : İsalı haç. Krüsifi. Çarmıh. Haç. İsa'lı haç. İstavroz. Hazreti isa figürlü haç. Çarmıha gerilmiş isa heykeli.

Infixes : İçtakı. Tutturmak. Bağlamak. Kafasına sokmak. Takmak. İçine koymak. Telkin etmek. Sağlamca yerleştirmek. İçek.

Metric prefixes : Metrik öntakılar.

Postfixes : Sonek. Son ek.

Prefixes : Önek koymak. Önekler. Başına eklemek. Önüne eklemek.

Fixed abode : Sabit konut. Daimi ikametgah.

Suffixes : Sonek. Tutaçlar. Sonekler.

Unfixes : Sökmek. Çözmek. Çıkarmak.

Prix fixe : Kesin fiyat. Fiks menü.

İngilizce Fixes Türkçe anlamı, Fixes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fixes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buying off : Rüşvetle elde etmek. Rüşvetle defetmek. Fidye vererek kurtarmak. Rüşvet kabul etmek. Para yedirerek elde etmek. Rüşvet almak. Savuşturmak. Satın almak. Rüşvet vererek elde etmek.

Ameliorates : İyileştirmek. Abat eylemek. İyileşmek. Düzelmek. Geliştirmek. Ondurmak. Gelişmek. Islah etmek.

Commissioning : Ismarlamak. Devreye alma. Kabul etme. İşletmeye alma. Sipariş vermek. Görevlendirme. Görevlendirmek. Hizmete alma. Hizmete sokmak. Görevlendiren.

Tickler : Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar. Muhtıra defteri. Hatırlatıcı. Nazik mesele. Senet vadelerini gösteren defter veya dosya biçiminde düzenlenen dosya. Vade defteri. Süre yazılığı. Borç defteri. Karbüratör düğmesi.

Bodge : Yamalamak. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. Gelişigüzel yapmak veya tamir etmek. Tamir ediyorum veya yapıyorum diye bir şeyin içine etmek. Berbat etmek. Yama yapmak.

Culde sac : Küldö sak. Çıkmaz sokak.

Billet : Konaklatmak (askeri terim). Kışla. Not. Ödev. Konaklama yeri. Çelik çubuk. Kütük. Konak yeri. Vazife.

Identify : Kim olduğunu söylemek. Kimin olduğunu tespit etmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tanımlamak. Destek vermek. Kimliğini saptamak. Ne olduğunu tespit etmek. Teşhis etmek. Özdeşlemek. Desteklemek.

Bushel : Buşel. Hububat kapasitesi ölçümü. 4/5 kile. Bir ölçü birimi (ağırlık). Kile. Ölçek (buğday vs.). Biçimini değiştirmek giysi.

Appoint : Düzenlemek. Saptamak (tarih veya gün vb). Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Atamak. Nasbetmek. Kararlaştırmak. Döşemek. Donatmak. Memur etmek. Belirlemek.

 

Fixes synonyms : nonmoving, strait, ameliorate, conundrums, give a bribe, fastens, doctored, pay a bribe to, make good, debugged, collocate, indwells, ascertain, set, defines, deads, deposited, fix, deadest, domiciles, draw out, busheled, fasten, ascertains, blind alley, mended, overdosage, calibrates, do over, nice kettle of fish, debugs, gear, embed.

Fixes zıt anlamlı kelimeler, Fixes kelime anlamı

Indeterminate : Belirsiz. Kesin olmayan. Ortada. Belgisiz. Kuşkulu. Kararsızlık. Şüpheli. Süresi belirsiz. Tereddüd. Belli olmayan.

Moving : Duygulandırıcı. Hareketli. Devingen. Dokunaklı. Acıklı. Muharrik. Hareket eden. Taşınma. Tesirli. Oynama.