Doing up türkçesi Doing up nedir

Doing up ile ilgili cümleler

English: What are they doing up there?
Turkish: Onlar yukarıda ne yapıyor?

English: Tom, what are you doing up in that tree?
Turkish: Tom, o ağaçta ne yapıyorsun?

English: "When'd you go to sleep last night?" "4 o'clock." "What? What were you doing up so late?" "Talking on the phone with my ex-boyfriend."
Turkish: "Dün gece ne zaman yatmaya gittin?" "Dörtte." "Ne? o kadar geç saatlere kadar ne yapıyordun?" "Eski erkek arkadaşımla telefonda konuşuyordum."

English: What are you doing up here?
Turkish: Burada ne restore ediyorsun?

English: What are you doing up at this hour?
Turkish: Bu saatte ne yapıyorsun?

Doing up ingilizcede ne demek, Doing up nerede nasıl kullanılır?

Doing : İş. Yapma. Faaliyet. Sıkı çalışma. Yapılan iş. İcra. Birisinin yaptığı iş. Zımbırtı. Meydana getirme. Şey.

Doing time : Hapishanede oturma. Hapis cezası çekme.

Doing well : Becermek. Başarılı olma. İyi dinlenmiş olmak. İyi olmak. İyi gitme. İyi iş çıkarma. İyi yapma. İyi gitmek. İyi kazanmak.

Doings : İş. Zımbırtı. Şey. Muamele. Tavır. Davranış. Hareket. Gidişat. Faaliyet. Faaliyetler.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

 

İngilizce Doing up Türkçe anlamı, Doing up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doing up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Begirt : Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Çevrelemek.

Bodge : Yama yapmak. Bozmak. Tamir ediyorum veya yapıyorum diye bir şeyin içine etmek. Yamalamak. Gelişigüzel yapmak veya tamir etmek. Onarmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek.

Enfold : Kucaklamak. Bağrına basmak. Bürümek. Katlamak. Kat kat sarmak. Kıvırmak.

Debug : Onarmak. Ayıklamak. Hata bulmak. Kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin). Yanlış ayıklamak. Hata yakalamak. Hata gidermek. Dinleme cihazlarından arındırmak.

Button : Namlu düğmesi. Düğmelenmek. Düğme. Sır vermemek. Puan. Tuş. Sayı. Elektriksiz kılıçoyunu savutlarında, namluların ucuna sivriliğini gidermek için konan düğmecik. Filiz. Buton.

Ascribe : Atfetmek. -e yormak. Vermek. Hamletmek. Ayırmak. İsnat etmek. Üstüne atmak. Yüklemek. Yakıştırmak.

Do over : Yeniden düzenlemek. Onarmak. Tekrar yapmak. Yenilemek. Tekrarlamak. Tekrar başından başlamak. Tekrar gerçekleştirmek. Yeniden yapmak.

Enswathed : Sarılmış. Kundağa sarılmış. Çevresini sarmak. Kuşatmak. Bandajlamak. Çevrelemek. Sargı bezi ile sarmak. Sarıp sarmalamak. Kapatmak. Bandajlanmış.

Ascribe to : (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. Belirli bir şeye atfetmek. -e bağlamak. Atamak. Yakıştırmak. Atfetmek. Belirli bir şeye bağlamak.

Pack up : Çanta toplamak. Bavula koymak. Bitirmek. Toparlanmak. Durmak (motor). Bavul hazırlamak. Stop etmek. İşi bitirmek. Durmak (makine). (makine) durmak.

Doing up synonyms : looping, fastens, infolded, package, attaches, enhance, embellishes, arrange, doll up, beautifying, brood, infolding, make good, mend, debugs, bundling, enfolded, looped, appeal, adorn, besets, accessed, debugged, affiliates, embellishing, attributes, attribute, accessing, belt, adorns, button up, embellish, cream.