Doing time türkçesi Doing time nedir
- Hapishanede oturma.
- Hapis cezası çekme.
Doing time ingilizcede ne demek, Doing time nerede nasıl kullanılır?
Doing : Yapılan iş. Birisinin yaptığı iş. Yapma. İcra. Sıkı çalışma. Şey. Faaliyet. Meydana getirme. İş. Zımbırtı.
Time : -in zamanını ölçmek. Temposunu belirlemek. Yerbilim zamanı. Kurmak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Zamanlama yapmak. Zamanlamak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Süre. Vakit.
Doing up : Fermuarını çekmek. Güzelleştirmek. Paketlemek. Sarmak. Tamir etmek. Bağlamak. İliklemek. Yormak.
Doing well : İyi dinlenmiş olmak. İyi kazanmak. İyi yapma. İyi olmak. İyi iş çıkarma. İyi gitmek. İyi gitme. Başarılı olma. Becermek.
Doings : İşler. Faaliyet. Muamele. Zımbırtı. Faaliyetler. Tavır. İş. Gidişat. Hareket. Şeyler.
A long time : Uzun müddet. Uzun süre.

Bu kısımda Doing time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Doing time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Doing time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Doing time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.