Medicines türkçesi Medicines nedir

Medicines ile ilgili cümleler

English: Keep all medicines out of the reach and sight of children.
Turkish: Tüm ilaçları çocukların ulaşamayacağı ve göremeyeceği yerde tutun.

English: Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
Turkish: Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.

English: Some medicines will do you more harm than good.
Turkish: Bazı ilaçlar size faydadan çok zarar getirir.

English: These medicines should be taken three times a day.
Turkish: Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalı.

English: Some medicines can be harmful for the body
Turkish: Bazı ilaçlar vücut için zararlı olabilir.

Medicines ingilizcede ne demek, Medicines nerede nasıl kullanılır?

Take these medicines : Bu ilaçları kullanın.

Medicine ball : Kadın ve ergenler için 2, yetişkinler için 3 kg. ağırlığında ve 28-34 cm. çapında içi kıl dolu deri top. Çalışma topu. Jimnastik topu. Sağlık topu.

Medicine bottle : İlaç şişesi. Hap kutusu. Kapsül kutusu.

Medicine cabinet : Ecza dolabı. İlaç dolabı.

Medicine chest : Ecza dolabı. İlaç dolabı. İlaç kutusu.

Criminal medicine : Adli tıp.

Chinese medicine : Geleneksel çin iyileştirmesini temel alan tedavi yöntemi (bitkisel ilaç, akupunktur vs gibi). Çin hekimliği.

 

Forensic medicine institute in abu kabir : İsrail'de otopsi yapılan yer.

Aerospace medicine : Fiziksel bozukluklar ve onların tedavisiyle ilgili olan tıp dalı (özellikle uzay uçuşu). Hava-uzay tababeti. Uzay tıbbı. Hava-feza tababeti. Uçuşun neden olduğu hastalıklar. Hava hekimliği.

Medicine dropper : Damla. Damlalık.

İngilizce Medicines Türkçe anlamı, Medicines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Medicines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charm : Korumak. Alım. Muska. Cezbetmek. Büyülemek. Hayran bırakmak. Korumak (sihirli bir güçle). Çekicilik. Cazibe.

Medication : İyileştirme. İlaç kullanma. İlaç tedavisi. Medikasyon. İlaçla tedavi. İlaç verme.

Over the counter drug : Eczanelerde reçetesiz olarak satışına izin verilen ilaç, o. t. c. ilaç, tezgah üstü ilaç. Reçetesiz ilaç. Reçetesiz satılan ilaç. Tezgah üstü ilaç.

Physostigmine : Fisyostigmin. Fisostigmen. Fizyostigmin. Fizostigmin.

Carminative : Bağırsaklardan veya miğdeden gazın dışarı atılması işlevi gören. Gaz çıkarıcı. Gaz giderici. Karminatif.

Hematinic : Kan yapıcı. Hematin (oksitlenmiş hemoglobinden elde edilen pigment) ile ilgili. Hematik. Hematinik.

Antidiarrheal : İshale karşı etkili olan. Antidiyareik.

Medicining : Çekmek. Afsun. İlaç vermek. Hekimlik. Deva. Katlanmak.

Antidotes : Deva. Panzehir. Çare. Antidot.

Medicines synonyms : antiprotozoal drug, drixoral, antiarrhythmic, alendronate, learned profession, lopid, carafate, blocking agent, anticholinergic drug, anticholinesterase, antidiuretic drug, clofibrate, practice of medicine, plavix, statin, highly active antiretroviral therapy, atromid s, pain pill, zovirax, antiemetic drug, gemfibrozil, antiarrhythmic drug, antiepileptic drug, antiviral agent, antiarrhythmic medication, decoagulant, imuran, camphorated tincture of opium, antabuse, lipid lowering medication, calcium channel blocker, oxytocic drug, zyloprim.

 

Medicines zıt anlamlı kelimeler, Medicines kelime anlamı

Over the counter drug : Reçetesiz satılan ilaç. Tezgah üstü ilaç. Eczanelerde reçetesiz olarak satışına izin verilen ilaç, o. t. c. ilaç, tezgah üstü ilaç. Reçetesiz ilaç.

Unhealthful : Besleyici olmayan. Zararlı. Sağlıksız. Sağlığa yararlı değil. Sağlığa zararlı.

Medicines antonyms : prescription medicine, over the counter medicine, prescription drug.