Mercantilist türkçesi Mercantilist nedir

Mercantilist ingilizcede ne demek, Mercantilist nerede nasıl kullanılır?

Mercantilism : Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Merkantilizm. Ticaret anlayışı. Merkantilist ticaret zihniyeti. Merkantilist anlayış.

British mercantilism : İngiliz merkantilizmi. Deniz aşırı ticaretin ingiliz gemilerinin tekelinde olmasını savunan ve ingiliz mallarıyla rekabet edebilecek yabancı malların ülkeye girişine izin vermeyen özellikleriyle öne çıkan merkantilist görüş. krş. merkantilizm, alman merkantilizmi, fransız merkantilizmi.

Neo mercantilism : Dışalımı kısıtlarken dışsatımı özendirmeye yönelik önlemler alan, sermaye akımlarına denetim getiren böylelikle ülkenin döviz rezervini arttırmayı amaçlayan, bu nedenle de hükümetlerin etkin bir maliye ve para politikası izlemesini öngören merkantilizmin çağımızdaki yeni uygulama biçimi. Yeni merkantilizm. Neo-merkantilizm. Karşı ülkenin zararı pahasına, dışalımı kısıtlayarak harcamaların yurtiçine kaydırılması yoluyla gelir ve işlendirmeyi artırmayı amaçlayan ve yalnızca koruyucu dış ticaret politikası uygulayan tarafın ticaretten kazanmasını sağlayan, merkantilizme benzer yeni bir dış ticaret politikası biçimi.

 

New mercantilism : Karşı ülkenin zararı pahasına, dışalımı kısıtlayarak harcamaların yurtiçine kaydırılması yoluyla gelir ve işlendirmeyi artırmayı amaçlayan ve yalnızca koruyucu dış ticaret politikası uygulayan tarafın ticaretten kazanmasını sağlayan, merkantilizme benzer yeni bir dış ticaret politikası biçimi. Yeni merkantilizm.

Mercantile : Ticaret. Esnafça. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler. Ticarete ait. Ticaretle ilgili. Ticari. Tecimsel.

International mercantile law : Uluslararası ticaret hukuku.

Mercantile establishment : Ticarethane. Satış mağazası. Ticari müessese. Ticari kuruluş. Ticari kurum.

Mercantile system : Merkantilist ticaret zihniyeti. Merkantilist anlayış. Ticari sistem. Merkantilist sistemi. Merkantilizm.

Mercantile marines : Ticaret filosu. Deniz ticaret filosu. Devlet ya da özel kişilerce işletilen ve tecimsel olaylar için kullanılan gemiler. Tecim gemileri. Ticari gemiler.

Mercantile fleet : Ticaret filosu.

İngilizce Mercantilist Türkçe anlamı, Mercantilist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mercantilist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defrayal : Masrafların ödenmesi. Ödenme.

Transport : Taşımacılık. Taşıma. Araç. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport. Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi. Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi. Coşturmak. Başını döndürmek. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Nakil.

 

Shipping : Taşıma. Ticaret filosu. Nakliye. Filo. Sevk. Tonaj. Nakletme. Kargo. Sevkiyat. Gönderme.

Evasion : Kurtulma. Kaçınma. Bahane. Kaçırma. Kaytarma. Atlatma. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Kaçma. Kaçamak. Yan çizme.

E commerce : E ticaret. Elektronik eser. İnternet aracılığı ile mal satın almak ve satmak.

Importing : Boş dosya alınıyor. Yabancı ülkelerden mallar getirme. İthal. Alınan. İçalım. Alınıyor. İthal etme. İthal eden.

Interchange : Değişim (arasında). Değiştirme. Değiştirmek. Kavşak. Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. Yerlerini değiştirmek. Değiş tokuş. Değiş tokuş etmek. Değiştokuş etmek.

Transaction : Alım-satım ile ilgili her türlü etkinlik. Bilgi işlemde, bir kütüğü, bir veri tabanını ya da herhangi bir veri ya da bilgi kümesini günlemek üzere işlenecek değişiklik tutanağı, bk. işlem kütüğü. Hareket. Yapma. Banka işlemi. İşlembilgi. Muamele. İş görme. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Alışveriş.

Carriage trade : Zengin müşteriler.

Transportation : Kara, deniz ve havayolu ile her türlü mal, hayvan ve insanın bir yerden başka bir yere götürülmesi. Taşınma. Taşıt aracı. Sürme. Ulaştırma. Mal, özdek ya da kişilerin çeşitli araçlarla bir yerden diğer bir yere taşınmaları. Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel olaylarda özdeğin uzay içinde bir konumdan bir başka konuma götürülmesi. Navlun. Taşıma. Gönderme.

Mercantilist synonyms : initial offering, noncommercial, managed economy, trading, exchange, defrayment, exportation, nonpayment, trade, commercial, distribution, traffic, initial public offering, ipo, payment, business enterprise, dealings, selling, dealing, commercial enterprise, exporting, commercialism, merchandising, importation, mercantile system, marketing, business, commerce.

Mercantilist zıt anlamlı kelimeler, Mercantilist kelime anlamı

Commercial : Karlı. Ticari. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler. Ticari yemler. Reklam yayını yapan. Mesleki. Tarım işletmesinde üretilen veya üretilebilen yemlerin dışında kalan, tarım sanayi kalıntıları veya yan ürünleri, ticari karma yemler, yem katkı maddeleriyle öğütme gibi fiziksel yapısı değiştirilmiş her türlü karma yem ham maddeleri. Radyo reklamı. Reklam. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Payment : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Maaş. Vergin. Taksit. Masraf. Karşılık. Ücret. Harcama. Tediye.

Noncommercial : Ticaretle ilgili olmayan. Ticari amaçla kullanılmamış olan. Ticari olmayan.

Mercantilist antonyms : nonpayment.