Neo mercantilism türkçesi Neo mercantilism nedir

  • Dışalımı kısıtlarken dışsatımı özendirmeye yönelik önlemler alan, sermaye akımlarına denetim getiren böylelikle ülkenin döviz rezervini arttırmayı amaçlayan, bu nedenle de hükümetlerin etkin bir maliye ve para politikası izlemesini öngören merkantilizmin çağımızdaki yeni uygulama biçimi.
  • Yeni merkantilizm.
  • Karşı ülkenin zararı pahasına, dışalımı kısıtlayarak harcamaların yurtiçine kaydırılması yoluyla gelir ve işlendirmeyi artırmayı amaçlayan ve yalnızca koruyucu dış ticaret politikası uygulayan tarafın ticaretten kazanmasını sağlayan, merkantilizme benzer yeni bir dış ticaret politikası biçimi.
  • Neo-merkantilizm.
  • İktisat alanında kullanılır.

Neo mercantilism ingilizcede ne demek, Neo mercantilism nerede nasıl kullanılır?

Neo : Yeni. Neo-.

Mercantilism : Merkantilist anlayış. Merkantilizm. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Ticaret anlayışı. Merkantilist ticaret zihniyeti.

 

Neo adjuvant chemotherapy : Adjuvant tedavinin kısıtlı ölçüde uygulanan bir biçimi. Neo-adjuvant kemoterapi.

Neo catholic : Modern katolik. Neo-katolik.

Neo colonialism : Siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma. Diğer ülkeleri ekonomik. Yeni sömürgecilik. Eski sömürgelerin ulusal bağımsızlıklarına kavuşması üzerine sömürgeci toplumların, açık siyasal egemenlik kurmaksızın, uluslararası ticaret ve ekin ilişkileri yoluyla bu toplumlar üzerindeki sömürülerini sürdürmeleri olgusu.

Neo darwinism : Modern genetiğin bulgularıyla darwincilik. Yeni darwincilik. Yeni-darvinizm. Evrimin temel sebebi olarak doğal seçimi kabul eden darwin teorisinin yeniden canlandırılması. neo darwinizm.

Neo corporatism : Korporatizm. Fransız devriminden sonra orta avrupa’da düşünce olarak ortaya çıkan, daha sonra yeni korporatizm adını alan, ilk kez italya’da mussolini’nin iktidara gelmesiyle uygulanan ve ardından almanya ve ispanya’daki diktatör rejimlerce de benimsenen, sınıfların loncalar biçiminde tanımlandığı ve devletin loncaları temsil eden bir organ olarak iktisadi hayata sınırsız bir biçimde müdahale ettiği, iş çevreleriyle sendikalar arasındaki sınıf çatışmasını dengelenmeye çalıştığı ve özünde kapitalist sistemin korunduğu, sosyalizm ve sendikalizm karşıtı olan iktisadi sistem. krş. korporatist devlet.

İngilizce Neo mercantilism Türkçe anlamı, Neo mercantilism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neo mercantilism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Neo mercantilism synonyms : a shift in supply, new mercantilism, abnormal budget receipts, a shift in demand, a group shares, ability to pay approach, a shift in individual demand.