Metabolites türkçesi Metabolites nedir

  • Metabolitler.

Metabolites ingilizcede ne demek, Metabolites nerede nasıl kullanılır?

Metabolite : Herhangi bir maddenin doku ve organlarda yıkımı sonucu oluşan madde, yıkım ürünü, metabolizma artığı. metabolik yol olarak adlandırılan ve ardı ardına gerçekleşen reaksiyonlarda öncül moleküller üzerinden oluşan ara ürünler. Metabolit. Özüştürüt. Ara ürün. Metabolizmanın enzimle katalizlenen reaksiyonlarında oluşan madde. Araürün.

Antimetabolite : Antimetabolit. Karşıt etkin. Karşı-metabolit. Metabolizmayı engelleyen madde.

Antimetabolit : Antimetabolit. Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.

Metabolic : Metabolik. Özüştürül. Özüştürüm süreçlerine ilişkin. Metabolizmaya ait. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özüştürüm. Özüştürel. Metabolizmaya ait olan. Metabolik terapiler.

Metabolic acidosis : Metabolik asidoz. Açlık, dehidrasyon, ketozis, sürekli salya akışı, kolay sindirilebilir karbonhidratla ön midelerin aşırı dolgunluğu, rumen asidozu, sürekli ishal sonucu ortaya çıkan standart bikarbonatın azalmasıyla ve asit artışıyla belirgin tablo.

Metabolic energy usage efficiency : Metabolik enerjinin kullanım etkinliği. K harfiyle gösterilen ve metabolik enerjinin net enerjiye dönüşüm oranının ifadesi, k değeri.

 

Metabolic nitrogen : Sindirim kanalına gelen azot sekresyonu ve bağırsak döküntülerinden oluşan sindirilmeyen yem azotu. Metabolik azot.

Metabolic body weight : Fareden file kadar bütün hayvanlarda yaşama payı enerji gereksinimini hesaplanmasında kullanılan canlı ağırlığın 0.75 kuvveti, ca0.75, mca. Metabolik canlı ağırlık. Mca.

Metabolic disturbance : Metabolik bozukluk.

Metabolic alcalosis : Metabolik alkaloz.

İngilizce Metabolites Türkçe anlamı, Metabolites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metabolites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Substance : Ana fikir. Doğruluk. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Töz. Servet. Asıl mesele. Anafikir. Cisim. İçerik.

Digest : Düzenlemek. Dayanmak. Özet. Kafada şekillendirmek. Kavramak. Parçalanmak. Öğütmek. Sindirmek. Hazmetmek. Sindirilmek.

Metabolise : Katalizlemek. Metabolize etmek.