Micropore türkçesi Micropore nedir
- Gözenekcik.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Mikrogözenek.
- Mikropor.
- Sporozoalarda bulunan küçük sitostomlar.
Micropore ingilizcede ne demek, Micropore nerede nasıl kullanılır?
Microporous : Mikro-gözenekli.
Microparasite : Mikroparazit. Parazitik mikroorganizmalar.
Micropegmatite : Mikropegmatit.
Micropenis : Penisin küçük olması. Mikropenis.
Microphage : Mini yutargöze. Küçük fagositik kan hücresi; polimorf çekirdekli lökosit. Mikrofaj.
Microphone boom : Mikrofon vinci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sestopların her çeşit devinimi kolaylıkla yapmasını sağlayan tekerlekli ve vinçli en büyük boy araç. Mikrofon arabası. Sestoplar arabası.
Microphagus : Mikrofaj. Plankton gibi küçük organizmalar veya küçük partiküller üzerinden beslenme.
Microphone input : Mikrofon girişi.
Microphakia : Mikrofaki. Göz merceğinin doğuştan küçük olması. köpek, buzağı ve kedilerde göz merceğinin yer değiştirmesi, mikroftalmi, katarak ve ön göz kamarası mezenkim anomalileriyle birlikte görülür.
Microphone input level : Mikrofon giriş düzeyi.
İngilizce Micropore Türkçe anlamı, Micropore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Micropore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mike : Mikrofon. Mikrometre veya mikrometre ile ölçme. Mikrofon takmak. Michael.
Anovulant : Doğum kontrol hapı.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
Abdomen : Batın. Abdomen. Karnın altı. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.
Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.
Bug : Tutku. Mikrop. Rahatsız etmek. Gizli dinleme aygıtı. Tutkun. Merak. Virüs. Hata ya da güçlük. Yanlış. Delilik.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Micropore synonyms : electro acoustic transducer, anovulatory drug, norethindrone, norethandrolone, norethindrone acetate, norlutin, contraceptive pill, spike mike, oral contraceptive pill, abdominal distention, a band, pill, abdominal pain, oral contraceptive, capacitor microphone, abdominal ovariectomy, a clay, crystal microphone, condenser microphone, abamectin, a crochordon, birth control pill, directional microphone, a dna, abdominal palpation.

Bu kısımda Micropore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Micropore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Micropore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Micropore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.