Minbar türkçesi Minbar nedir

Minbar ile ilgili cümleler

English: In the Babylon 5 space station, Delenn is a Minbari ambassador.
Turkish: Babylon 5 uzay istasyonunda, Delenn bir Minbari elçisidir.

Minbar ingilizcede ne demek, Minbar nerede nasıl kullanılır?

Min button : Simge durumuna küçült düğmesi.

Grand min : Genel en küçük.

Min : En küçük. Dak. Minimum. Dakikada bir. En az. Dakika. Dk. Enaz.

Mina : Mina kuşu. Çekirgekuşu veya sığırcıkgillerden insan seslerini taklit edebilen güneydoğu asyaya özgü bir kuş. New york eyaletinde yerleşim yeri. Mine. Sığırcık familyasına ait asya'ya özgü kuş türü.

Minacious : Korkutucu. Tehdit eden. Korkunç. Tehditkar.

Mince words : Ağzında gevelemek.

Minaret : Minare.

Minatory : Tehdit eden. Korkutucu. Tehditkar. Tehdit edici.

Minamata disease : Dejeneratif nörolojik bozukluğa yol açan civa zehirlenmesi şekli. Civa kirliliğinin sebep olduğu hastalık (civa içeren deniz ürünlerinin tüketilmesinden kaynaklanan). Japonya'da minamata koyu'nda kedi, kanatlı, insanlarda balık ve kabukluların yenmesiyle oluşan, iştah azalması, zayıflama, körlük, durgunluk, halsizlik ve eş güdüm bozukluğuyla belirgin bir tür cıva zehirlenmesi. Minamata hastalığı.

Mince matters : Yumuşak bir tavırla söylemek. Kibarca söylemek. Açık konuşmamak. Bir şeyleri yumuşatmak.

 

İngilizce Minbar Türkçe anlamı, Minbar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minbar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Secondary : Orta. İkinci. Sekonder devre. Önemsiz. İkinci dereceli. Tali. İkinci gelen. İkincil. İkincil şey. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan.

Bilinear : Çift doğrusal. İki çizgisi olan. İki doğrusal. Bilineer. İki doğrulu. İkidoğrusal. İki çizgili.

Pulpits : İletişim aracı. Korkuluk. Kürsü. Pruva korkuluğu. Vaiz kürsüsü (kilisede). Kontrol noktası. Yelkenli kenar parmaklığı.

Pulpit : Yelkenli kenar parmaklığı. Vaiz kürsüsü (kilisede). Pruva korkuluğu. Kürsü. Mimber. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. İletişim aracı. Korkuluk. Kontrol noktası.

Peanut : Çerez parası. Küçük adam. Yeryangak. Önemsiz miktarda para. Yerfıstığı. Amerikan fıstığı. Baklagiller (leguminosae) familyasından, sarı çiçekli, açımlayan legümen tipi meyvesi olan ve meyvesi toprak altında gelişen, 1-3 tohumlu, tek yıllık, otsu bitki. Önemsiz. Yer fıstığı.

The pulpit : Yelkenli kenar parmaklığı. Kürsü. İletişim aracı. Korkuluk. Vaiz kürsüsü (kilisede). Papazlar. Vaizler sınıfı. Pruva korkuluğu.

Insignificant : Değersiz. Hafif. Manasız. Önemsiz. Pek az. Anlamsız. Naçiz. Silik. Küçük. Cavalacoz.

Additive : Katkı. Toplamsal. Toplanır. Katılan kimyasal madde. Katılacak. Çoğalan. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. İlave. Eklenecek.

 

Minbar synonyms : mimbar.

Minbar zıt anlamlı kelimeler, Minbar kelime anlamı

Nonlinear : Lineer olmayan. Doğru olmayan. Doğrusal olmayan.

Major : Ana. Asıl. Yetişkin. Ana sertifika. Bir alanda uzmanlaşmak. Reşit kimse. Binbaşı. Branş. Majör. Büyük.