Pulpits türkçesi Pulpits nedir
- Vaiz kürsüsü (kilisede).
- Korkuluk.
- Yelkenli kenar parmaklığı.
- Pruva korkuluğu.
- İletişim aracı.
- Kürsü.
- Kontrol noktası.
- Minber.
Pulpits ingilizcede ne demek, Pulpits nerede nasıl kullanılır?
The pulpit : Papazlar. Yelkenli kenar parmaklığı. İletişim aracı. Kürsü. Minber. Korkuluk. Vaiz kürsüsü (kilisede). Pruva korkuluğu. Vaizler sınıfı.
Pulpit : Kontrol noktası. Vaiz kürsüsü (kilisede). Mimber. İletişim aracı. Kürsü. Minber. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Yelkenli kenar parmaklığı. Korkuluk.
Pulpiteer : Politik konuşma yapmak.
Pulpitis : Pülpit. Pulpitis. Dişte pulpanın yangısı. daima bir enfeksiyona bağlı olarak biçimlenir. Pulpit.
Pulpier : Yumuşak. Lapa gibi. Hamur gibi. Özlü. Etli. Posalı.
Pulping : Özünü çıkarmak (kahve çekird.). Lapa haline getirmek. Lapa gibi olmak. Kağıt hamuru yapmak. Püre haline getirmek. Püre haline gelmek.
Pulpiest : Yumuşak. Lapa gibi. Etli. Özlü. Hamur gibi. Posalı.
Malt dry pulp flour : En az % 35 protein ve en çok % 10 rutubet içeren kabuğu ayrılmış kuru malt posası, arpa malt posası unu. Malt kuru posası unu.
Pulp silo : Küspe çukuru. Küspe silosu.
Diffusion pulp water : Difüzyon küspe suyu.
İngilizce Pulpits Türkçe anlamı, Pulpits eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pulpits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Balustrade : Parmaklık. Trabzan parmaklığı. Merdiven parmaklığı. Tırabzan parmaklığı. Kenarlık. Tırabzan. Trabzan. Merdiven korkuluğu.
Podium : Platform. Podyum. Şef platformu. Derisi dikenlilerin tüp ayağı gibi, ayak ya da ayak şeklindeki yapı. bitkilerde kök ekseni. Sütun tabanı. Seki duvarı. Gösteri platformu.
Haltering : Asma. İp. İdam ipi. İpe çekmek. Kement. Dizgin. Asmak. Yedek. Yular takmak.
Lectern : Hatip kürsüsü. Konuşmacı kürsüsü. Kürsü (kilise). Rahle.
Lecterns : Konuşmacı kürsüsü. Hatip kürsüsü. Kürsü (kilise). Rahle.
Guard rail : Kret korkuluğu. Siper demiri. Parmaklık. Parapet. Kılavuz yoldemiri. Otokorkuluk. Muhafaza korkuluğu. Yaya korkuluğu.
Desks : Kasa. Resepsiyon. Çalışma masası. Kontrol paneli. Sıra (okul). Bölüm. Yazı masası.
Bemas : Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan. Platform. Podyum. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan. Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Sahne. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede).
Barrier : Aperatif. Antartika'daki buz engeli. Duvar. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Set. Engel. (tren yolunda) geçit. Bir aracın gidişini engelleyen nesne.
Communication medium : İletişim ortamı. Medya.
Pulpits synonyms : bulwarks, means of communication, rostrum, checkpoint, control point, soapbox, guardrail, the pulpit, platform, desk, check point, pulpit, benches, baluster, footpaces, banisters, banister, minbar, daises, control post, pedestal, balusters, haltered, balustrades, bannister, communications, bench, bemata, checkpoints, mimbar, dais, department, bema.

Bu kısımda Pulpits kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pulpits ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pulpits anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pulpits ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.