The pulpit türkçesi The pulpit nedir

The pulpit ingilizcede ne demek, The pulpit nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Pulpit : Kontrol noktası. İletişim aracı. Pruva korkuluğu. Yelkenli kenar parmaklığı. Minber. Mimber. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Vaiz kürsüsü (kilisede). Korkuluk.

The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

 

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıdaki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıda anılan. Yukarıki.

The ablative : İsmin -den hali. Çıkma durumu. Ablatif.

İngilizce The pulpit Türkçe anlamı, The pulpit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The pulpit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pastorates : Papazlık. Papazın evi.

Bannisters : Trabzan. Parmaklık.

Desks : Kontrol paneli. Çalışma masası. Kasa. Sıra (okul). Yazı masası. Bölüm. Resepsiyon.

Means of communication : Yığın iletişiminde bilgi ya da iletilerin alımcıya aktarılma yolu ve yordamı, bk. yığın iletişimi. İletişim araçları.

Footpaces : Podyum. Yükseltilmiş platform. Adımlayarak yürüme.

Pulpits : Kontrol noktası.

Barrier : Hail. Duvar. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. (tren yolunda) geçit. Bariyer. Engelleme. Set. Start sınırı. Çit.

Balustrades : Tırabzan. Tırabzan parmaklığı. Parmaklık. Merdiven korkuluğu. Kenarlık. Merdiven parmaklığı. Trabzan. Trabzan parmaklığı.

Ambon : Vaiz kürsüsü. Vaiz kürsüsü (eski hristiyan kiliselerinde). İncil'in okunduğu yükseltilmiş masa.

Balustrade : Kenarlık. Merdiven korkuluğu. Parmaklık. Tırabzan parmaklığı. Trabzan parmaklığı. Merdiven parmaklığı. Tırabzan. Trabzan.

The pulpit synonyms : bench, benches, communications, mimbar, banisters, bemas, daises, pastorate, haltering, minbar, barriers, department, clergies, banister, halter, guardrail, dais, bemata, footpace, lectern, desk, the clergy, communication medium, pulpit, lecterns, haltered, pedestal, balusters, bannister, priesthood, bulwarks, clergy, bema.