Minuscule türkçesi Minuscule nedir

  • Miniskül.
  • Küçücük.
  • Minik.
  • Küçük harf.
  • Minüskül.
  • Çok küçük.
  • Küçük.
  • Küçük harfle yazılı.
  • Çok küçük parça.
  • Cüzi.
  • Ufacık.

Minuscule ingilizcede ne demek, Minuscule nerede nasıl kullanılır?

Minuscules : Küçük harfle yazılı. Cüzi. Küçücük. Miniskül. Küçük. Ufacık. Minüskül. Küçük harfle el yazısı. Küçük harf. Çok küçük parça.

Minus infinite : Eksi sonsuz.

Minus or plus : Eksi veya artı.

Minus seven degrees : Eksi yedi derece.

Minus sign : Eksi imi. Eksi işareti. Çıkarma işareti.

Bigeminus : Eş, ikiz, çift. Bigeminus.

Plus or minus : Artı eksi.

Dominus : Koca malik. Tanrı. Koca. Malik egemenliği. Mülk sahibi. Efendi (latince).

A minus quantity : Sıfırdan aşağı miktar.

Radix minus one complement : Eksiltilmiş köke tümler. Verilen sayının her bir sayamağının, o basamağın kökünden bir eksik sayıdan çıkarılması sonucunda elde edilen bir tümler. Taban'-eksi'-bire tamamlayıcı. Taban-eksi-bire tamamlayıcı.

İngilizce Minuscule Türkçe anlamı, Minuscule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minuscule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Minuter : Ayrıntılı. Zabıt. Dakika. Zabıtname. Tutanak tutmak. Önemsiz. Tutanak. Dakik. Bir saatin altmışta biri.

 

Imperceivable : Hafif. Hissedilemez. Tespit edilemez. Hissedilebilir olmayan. Farkına varılamaz olan. Algılanamaz. İnce. Azıcık. Algılanabilir olmayan.

Biddies : Geveze kadın (argo terim). Ufak. Ev işlerini yapan kimse. Ev idarecisi. Evi yöneten kimse. Çok konuşan kadın. Yaşlı kadın. Tavuk. Saç paraziti.

Baby : Aşırı bir özenle bakmak. Bebek muamelesi yapmak. Bala. Bebeksi. Hayvan yavrusu. Yavru. Her ihtiyacını karşılamak. Çocuk.

Trifling : Önemsiz. Asılsız. Ehemmiyetsiz. Hoppa. Saçma. Az. Değersiz. Ufak. Üstünkörü. Kıçı kırık.

Minute : Kısa süre. Tutanak. An. Önemsiz. Bir saatin altmışta biri. Ayrıntılı. Zaman dakikası; bir saatlik zaman süresinin altmışta biri. Tutanak tutmak.

Child : Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Çaylak. Evlat. Çocuk. Bala. Toy. Yavru. Sonuç. Ürün.

Beans : (argo terim) bir kimsenin kafası. (argo terim) para. Fasulye. Para. Amfetamin. Meskalin. Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). Sakinleştiriciler. Fazla değil.

Minutest : Zabıt. Tutanak. Rapor. Zabıt tutmak. Ayrıntılı. An. Bir saatin altmışta biri. Zabıtname. Tutanak tutmak.

Bittiest : Kısım kısım. Parçalardan oluşan. Bölüm bölüm. Parçalı. Minicik.

Minuscule synonyms : running hand, minuscular, miserly, lilliput, lilliputs, dinkier, lower case letter, chalets, lilliputians, lilliputian, compact, pilule, pettiest, teeny weeny, tinier, bitsy, narrow, dinky, pettier, insignificant, biddy, lower case, pokier, faint, petit, miniscule, bittier, inappreciable, bitty, ickle, lowercase, skimpy, petite.

 

Minuscule zıt anlamlı kelimeler, Minuscule kelime anlamı

Majuscule : Büyük harf. Majüskül. Büyük harfle yazılmış.

Uppercase : Büyük harflerle. Tümü büyük harf. Tümü büyükharf. Büyük harf. Büyük harfler. Büyük harfle.

Minuscule ingilizce tanımı, definition of Minuscule

Minuscule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any very small, minute object.