Miscues türkçesi Miscues nedir

  • Hata.
  • Dalgınlıkla yapılan hata.
  • Yanlış.
  • Yanlış vuruş yapma (bilardo).

Miscues ingilizcede ne demek, Miscues nerede nasıl kullanılır?

Miscue : Dalgınlıkla yapılan hata. Yanlış vuruş yapma (bilardo). Hata. Yanlış.

Miscule sensibility : Kas duyarlığı. Kasın, alıştırma ile kendisinin yapacağı işe kolayca ayarlanması.

Promiscuities : Hafifmeşreplik. Rasgele cinsel ilişkide bulunma. Gelişigüzellik. Önüne gelenle yatma. Karışıklık. Herkesle beraber olma.

Promiscuity : Herkesle beraber olma. Hafifmeşreplik. Önüne gelenle yatma. Karışıklık. Gelişigüzellik. Karmakarışıklık. Rasgele cinsel ilişkide bulunma.

Promiscuous : Karmakarışık. Dağınık. Önüne gelenle yatıp kalkan. Rasgele. Ayırım gözetmeyen. Önüne gelenle yatan. Gelişigüzel. Karışık. Rasgele cinsel ilişkide bulunan. Rastgele.

Miscalculates : Yanlış hesaplamak. Yanlış hesap etmek. Hesap hatası yapmak. Hesap yanlışlığı yapmak.

Sexually promiscuous man : Cinsel açıdan önüne gelenle yatan erkek. Sık ve ahlaksız cinsel davranış sergileyen erkek.

Miscalculating : Hesap hatası yapmak. Yanlış hesap etmek. Yanlış hesaplamak. Hesap yanlışlığı yapmak.

Miscalculated : Yanlış hesaplamak. Yanlış hesaplanmış. Hesap hatası yapmak.

Promiscuousness : Karışıklık.

 

İngilizce Miscues Türkçe anlamı, Miscues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miscues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delinquencies : Suç işleme (çocuklarda). Suç. İhmal. Kabahat. Kurallara uymama. Suç işleme. Borçların ödenmemesi. Suça sürüklenme. Kötüye kullanma. Görevi ihmal etme.

Booboos : Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır). (argo) hata.

Debate : Çekişme. Çekişmek. Tartışmak. Görüşmek. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence. Müzakere. Dikkate almak. Görüşme. Tartışma. Çok düşünmek.

Moot : Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Ortaya atmak (bir meseleyi). Münakaşalı. İleri sürmek. Tartışılabilir. Tartışmalı. Münazara. Tartışma meclisi. Öne sürmek (bir fikri). İhtilaf konusu.

Blemishing : Damga. Özür. Güzelliğini bozmak. Bozmak. Leke. Lekelemek. Şaibe. Karalamak. Çirkinleştirmek.

Treat : Muamele etmek. Davranmak. İkram. Kullanılır duruma getirmek. Bir oyun üzerinde yeniden çalışmak. Ele almak. Otamak. Ziyafet. Otalamak. Yeniden düzenlemek.

Erroneous : Hatalı. Hata kapsayan. Yalan yanlış. Falsolu. Doğru olmayan. Gerçekten sapan.

Error : Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Dalalet. Günah. Yanılma. Yanlışlık. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yanılgı. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler.

Blemish : Özür. Lekelemek. Leke. Çirkinleştirmek. Karalamak. Şaibe. Güzelliğini bozmak. Damga. Bozmak.

 

Thrash out : Ayrıntılarıyla görüşmek. Tartışarak çözümlemek. Tartışarak halletmek. Konuyu derinleştirmek.

Miscues synonyms : talk terms, hash out, talk of, negociate, amiss, awry, kick around, confer, booboo, clangers, at fault, descant, advise, miscue, turn over, counsel, bug, moderate, talk about, boners, lead, address, all wet, confab, culpa, broach, plow, rede, aberration, bloomer, bandy, boo boo, chair.