Mixer tube türkçesi Mixer tube nedir

  • Karıştırma tüpü.
  • Mikser tüpü.
  • Karıştırıcı tübü.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Karıştırma borusu.
  • Bir telsiz alıcısında imlem sıklığını, yerel salınım sıklığı ile karıştırarak bir ara sıklık üreten eksicik borusu.

Mixer tube ingilizcede ne demek, Mixer tube nerede nasıl kullanılır?

Mixer : Resim imine eşleme imlerini katarak resim imini televizyon imine dönüştüren aygıt. Karıştırıcı alet. Sokulgan kimse. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çırpıcı. Eşleme bileştirici. Malaksör. Özdekleri birbirine karıştıran araç. Herkesle hemen kaynaşıveren kimse. Karmaç.

Tube : İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Yeraltı treni. Deney tüpü. Radyo ışıtacı. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. İçlastik. Metro. Alıcı ışıtacı. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Mixer console : Yönetim masası. Reji masası.

Mixer controls : Karıştırıcı denetimi.

Mixer device : Karıştırıcı aygıt.

Mixer driver : Mikser makinisti. Karıştırıcı sürücüsü.

İngilizce Mixer tube Türkçe anlamı, Mixer tube eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mixer tube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık ampere. On amper. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

Absorptivity : Emme sığası. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emebilirlik. Emme yetkesi. Soğurabilirlik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emme kapasitesi. Yutuculuk. Soğurma katsayısı.

Accelerometer : Hızlanmayı. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti. İvme ölçer. Akselerometre. İvmeyi ölçen. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Hızlanma ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi.

 

Absorptiometer : Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurumölçer. Absorbsiyometre.

Abcoulomb : Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.

Absolute units : Saltık birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Salt birimler.

Absolute zero : Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Mutlak sıfır.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Mixer tube synonyms : absolute concentration, absolute magnitude, abnormal reflection, acoustic absorptivity, absorption loss, absorption band.