Mobilised türkçesi Mobilised nedir

  • Tedavüle sokmak.
  • Hareketlendirmek.
  • Seferber olmak.
  • Seferberlik.
  • Mobilize olmak.
  • Seferber etmek.
  • Akışkanlık kazandırmak.
  • Harekete geçmek.
  • Silah altına almak.
  • Harekete geçirmek.

Mobilised ingilizcede ne demek, Mobilised nerede nasıl kullanılır?

Demobilised : Demobilize etmek. Bir orduyu dağıtmak (demobilize olarak da yazılır). Askeri görev yükümlülüğünden kurtarılmak. (britanya ingilizcesi) terhis olmak. Terhis etmek. Salıvermek. Seferberliği kaldırmak. Seferberliği kaldırılmak. Terhis edilmek. Seferberliği sona erdirmek.

Immobilised : Sabitlemek. (finans) varlıkları sabit sermayeye dönüştürmek (immobilize olarak da yazılır). Devinimsiz kılınmış. Devinimsiz. Kımıldayamaz hale getirmek. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. (finans) madeni veya kağıt paraları tedavülden çekmek. İmmobilize. Hareketini sınırlamak.

Mobilise : Silah altına almak. Tedavüle sokmak. Seferberlik. Seferber etmek. Mobilize olmak. Hareketlendirmek. Harekete geçmek. Akışkanlık kazandırmak. Harekete geçirmek. Seferber olmak.

Mobilises : Silah altına almak. Tedavüle sokmak. Akışkanlık kazandırmak. Hareketlendirmek. Seferber etmek. Seferber olmak. Seferberlik. Harekete geçmek. Mobilize olmak. Harekete geçirmek.

Demobilise : Askeri görev yükümlülüğünden kurtarılmak. Seferberliği sona erdirmek. Bir orduyu dağıtmak (demobilize olarak da yazılır). Seferberliği kaldırılmak. Terhis edilmek. Seferberliği kaldırmak. Demobilize etmek. Salıvermek. (britanya ingilizcesi) terhis olmak. Terhis etmek.

 

Automobilist : Sürücü. Otomobil sürücüsü.

Mobilising : Hareketlendirme. Hareket eden.

Mobilisation : Nakil. Nakletme. Akışkanlık. Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini sefer durumuna getiren, ülkenin ekonomisini ve yönetimini savaş gereklerine uyacak biçime sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Seferber edilme. Seferberlik. Mobilizasyon. Harekete geçirme. Taşınma.

Automobilists : Sürücü. Otomobil sürücüsü.

Immobilises : (finans) madeni veya kağıt paraları tedavülden çekmek. Hareketini kısıtlamak. Tedavülden kaldırmak. Hareketini sınırlamak. Sabitlemek. Kımıldayamaz duruma getirmek. Bloke etmek. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. Felce uğratmak. Hareketsiz hale getirmek.

İngilizce Mobilised Türkçe anlamı, Mobilised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobilised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call : Farzetmek. Dava açmak. Telefonda konuşmak. Telefon etmek. Çağrıda bulunmak. Aramak. Aramak (telefon). Çağırmak. Adlandırılmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.

Awakes : Kışkırtmak. Uyanık. Gözü açılmak. Farkında. Uyandırmak. Uykudan kalkmak. Canlanmak. Farkına varmak. Uyanmak.

Ganged : Birleşmek.

Energize : Enerji sarfetmek. Dinamikleştirmek. Bir tepkimeye girebilmelerini sağlamak için özdeciklerin erkesini artırmak. Hayat bulmak. Enerji vermek. Güç vermek. Enerji sağlamak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Go into action : Eyleme geçmek. Faaliyete geçmek. Faaliyete başlamak.

Energise : Yaşam bulmak. Güç vermek. Canlandırmak. Hayat bulmak. Kudret vermek. Neşelendirmek. Enerji vermek. Dinamikleştirmek.

Animating : Canlandıran. Diriltmek. Canlandırma. Canlandırmak. Neşelendirmek. Anime etmek.

Mobilization : Nakil. Seferber etme. Harekete geçirme. Mobilizasyon. Seferber edilme. Harekete gelme veya getirme. Akışkanlık. Nakletme.

Actuating : İşletmek. İşletme. Çalıştıran. Çalıştırmak. Tahrik. Harekete geçiren. Harekete geçirme. Çalıştırma.

Garner : Depolamak. Almak. Stok. Tahıl ambarı. İstiflemek. Elde etmek. Kazanmak. Stoklamak. Biriktirmek. Toplamak.

Mobilised synonyms : send for, gang, recruit, bestirred, heats, bestir, called up, call up, brisker, call to arms, hit the deck, brisks, animate, brisk, arouses, campaigned, mobilize, mobilizing, mobilisation, gather, animates, heat up, activate, mobilizations, jazz, mobilizes, activates, bestir oneself, campaign, actuate, develop, awake, actuates.

Mobilised zıt anlamlı kelimeler, Mobilised kelime anlamı

Spread : Sermek. Örtü. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Kurmak (sofrayı). Şişmanlık. Açıklık. Fark. Yaymak. Ziyafet. Yayılma.

Demobilize : Salıvermek. Seferberliği kaldırmak. Demobilize etmek. Terhis etmek. Seferberliği sona erdirmek. Hizmet dışı bırakmak.