Monopolised türkçesi Monopolised nedir

  • Tekelleştirilmiş.
  • Tekelleşmiş.
  • Tekel altına alınmış.

Monopolised ingilizcede ne demek, Monopolised nerede nasıl kullanılır?

Monopolised royalty accordance : Özel izin alana, tüm hak veren anlaşma. Tekelci özel izin anlaşması.

Monopolise : Tekelleştirmek. Tekel altına almak. İnhisar altına almak. Tekeli altına almak. Elinde tutmak. Monopolleşmek. Tekel oluşturmak. Tekeline almak.

Monopolises : Tekel altına almak. Tekelleştirmek. Elinde tutmak. Tekeli altına almak. Tekeline almak. Monopolleşmek. Tekel oluşturmak. İnhisar altına almak.

Monopolisation : Tekelden satma. Tekel altına alma. Monopolleşme. Tekelleştirme. Tekelleşme.

Monopolising : Tekel altına almak. Tekel oluşturmak. Tekeline almak. Elinde tutmak. Tekelleştirmek. Tekeli altına almak. İnhisar altına almak. Monopolleşmek.

Monopolistic : Tekelci. İnhisari. Tekele ait. Tekelcilik.

Monopolist : Tekelci. İnhisarcı.

Monopolism : Monopolcülük. Tekelcilik.

Monopolistic state capitalism : Gelişmiş ülkelerde devletin çevresinde sermayenin merkezileşmesi ile oluşan tekelci kapitalizm. Tekelci devlet kapitalizmi.

Monopolistic capitalism : Sermayenin merkezileşme eğiliminden doğan kapitalizmin tekelleşme aşaması. Tekelci kapitalizm.

İngilizce Monopolised Türkçe anlamı, Monopolised eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Monopolised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monopolise : Tekeline almak. Elinde tutmak. İnhisar altına almak. Tekelleştirmek. Tekel oluşturmak. Tekeli altına almak. Tekel altına almak. Monopolleşmek.

Have got : -sı olmak. -e sahip olmak.

Monopolized : Tekeline almak. Tekel altına almak.

Have : -si olmak. Zorunda olmak. Elde etmek. Elinde bulunmak. Buyurmak. Almak. Dolandırmak. Yapmak. Göz yummak. Sahip olmak.

Hold : Tutuklu olarak tutmak. Çekmek. Almak. Karara bağlamak. Sadık kalmak. Kaldırmak. Durmak. Zaptetmek. Devam etmek. Tutmak.

Control : İşletmek. Kontrolü sağlamak. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. İdare etmek. Kontrol altında tutmak. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Güdüm. Denetim.

Command : Yönetmek. Tepeden görmek. Yönetim. Emir vermek. Emretmek. Yetki. Buyurmak. Hakim olmak. Komut. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler.